<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>mehmet sungur</title>
	<atom:link href="http://mehmetsungur.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mehmetsungur.wordpress.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Dec 2011 21:07:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='mehmetsungur.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/246bff00f3d4d2fd7a863eea1f72cd27?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>mehmet sungur</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/osd.xml" title="mehmet sungur" />
	<atom:link rel='hub' href='http://mehmetsungur.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>İKİ BACAK ARASINDA KALMIŞ BEYİNLER</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/11/22/iki-bacak-arasinda-kalmis-beyinler/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/11/22/iki-bacak-arasinda-kalmis-beyinler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 10:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=1073</guid>
		<description><![CDATA[Yazan:Nurdan YİĞİT Geçenlerde Facebook’ta yaptığım bir isyan üzerine bu sitede  yayınlanan bir yazının Bir dostumun isyanı-insan haddini bilmelidir adlı makalenin konusu olduğum için altta ki yazıyı kaleme almayı ve sizlerle paylaşmayı düşündüm. Öykü tamamen yaşadığım bir olayın gerçekleridir. Burada bahis edilen kişi &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/11/22/iki-bacak-arasinda-kalmis-beyinler/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=1073&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazan:Nurdan YİĞİT<a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/11/22/iki-bacak-arasinda-kalmis-beyinler/00nurdan/" rel="attachment wp-att-1074"><img class="alignright size-full wp-image-1074" title="nurdan yiğit" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/11/00nurdan.jpg?w=593" alt=""   /></a></strong></p>
<p>Geçenlerde Facebook’ta yaptığım bir isyan üzerine bu sitede  yayınlanan bir yazının <a href="http://cubuklukoyu.wordpress.com/2011/11/17/bir-dostumun-isyani-insan-haddini-bilmelidir/">Bir dostumun isyanı-insan haddini bilmelidir</a> adlı makalenin konusu olduğum için altta ki yazıyı kaleme almayı ve sizlerle paylaşmayı düşündüm. Öykü tamamen yaşadığım bir olayın gerçekleridir.</p>
<p>Burada bahis edilen kişi olarak bende bir şeyler yazmak istiyorum.</p>
<p>Benim sosyal site anlayışım, (Facebook gibi) insanların karşılıklı bir şeyleri paylaşmasıdır.</p>
<p>İnsan gurbette olunca daha bir hassas ve miliyetci oluyor. Eşimle dostumla yazışarak, sayfama güzel insanlar ekleyerek, vatanından güzel haberler paylaşıyorsun. Fakat; arkadaşlarımın sayfalarındaki kendini bilmez beyler veya genç erkekler; israrla posta kutuma yazı yazıp, ya da dürtmekle ellerine ne geçiyor bilmiyorum.</p>
<p>Evet&#8230; ben belki topalım, körüm; belki hiç görmek istemiyeceğiniz bir insan olabilirim; bir resme bakılarak insan nasil kendini kücük düsürür bu kadar?</p>
<p>Ben türk erkeğini mert, sözünün eri, kadinlara centilmen olarak bilirdim. Yillarca Almanya’da, Almanlarla bu yüzden kavga yapmışımdır.</p>
<p>Türk erkekleri kabadır kadını döver derler&#8230; barbardırlar derler; hayır derdim, yanlış tanıyorsunuz derdim&#8230;ne yazık ki çok yanılmışım; belki de öyle olmasını istermişim.</p>
<p>Fakat ben 27 sene oldu Almanyaya geleli; hiç bir Alman erkeğini bir kadını rahatsız ettiğini görmedim.</p>
<p>Facebook Almanya  sayfamda 5 senedir hiç bir Almanın sayfama zorla ekle diye israrını görmedim.</p>
<p>İstanbul’da yaşarken yeni yeni genc kiz olurken, Türk erkelerini babamız yaşında abimiz yaşında insanların bizi rahatsiz etiklerini cok iyi bilirim. „Aman kızım, kendinizi koruyun“ derlerdi bize büyüklerimiz. Yıllar geçti aradan, hiç bir şeyin değismediğini üzülerek gördüm ve şahit oldum.</p>
<p>Türk erkeğinin beyninin „iki bacak arası“ çaılştığı, aradan onca yıllar geçmesine rağmen; hala iki binli ve daha öncesi yillarda olduğu gibi bir değişiklik olmadan devam ediyor ve bu durum bir çok duyarlı insanlar gibi benide cok üzüyor.</p>
<p>Neden benim Türk erkeğim Avrupa’lı erkekler gibi medeni olmasın&#8230;? Ayni şey Almanya da yaşayan Türk erkek toplumunda da böyle maalesef&#8230; aynen geldikleri gibi; belki de daha fena. Avrupa’dan başka bir Avrupa yok dostlarım&#8230; kendinizi eğitin&#8230;eğitin kendinizi beyler!</p>
<p>Bu nahoş tecrübelerime yaşadığım bir olayı yazmadan edemiyeceğim.</p>
<p>Bu sene bir Alman bayan arkadaşımla Belek’e tatile gitik. Son tatil günü taksi ile Belek’ten Çocuklarimiza bazi hediyeler almak, alış veriş yapmak için pazara gittik. Otelin önünden taxsiye bindik. Binmeden önce Resepsiyona taksi numarasını biraktım&#8230; bize bir şey olursa haberleri olsun diye; nede olsa yanımdaki arkadaşım bana emanetti. Resepsiyondaki insanın buna gülmesi&#8230; „ben tetbirimi alayımda&#8230; burasi Türkiye, Türk erkeğine güven olmaz kaygımı yenmeme yetmemişti.“</p>
<p>Taksi ile bir mağazanın önünde durduk; tam inecekken (önümüzde çukur vardı) mağazadan iki genç bize doğru fırladı. Biri benim elimden diğeri arkadasımın elinden tuttu. Arkadaşımın elinden tutan ona hitaben diyorki; gel YAVRUM, GEL! YERİM SENİ&#8230; diğer kişiler de gülüyorlar.  Taksiden indik. Ben kenara çekildim ve mağaza sahibine yüksek sesle; bey efendi, siz misafirlerinizi yavrum-lamı karşılyorsunuz deyince&#8230; bir afallama oldu; çit yok&#8230; benim Türk olduğumu tahmin edememiştiler. Sizin karınız, sizin ananız, sizin anneniz yokmu dedim! Sizin karınıza böyle söyleseler siz ne yapardınız?&#8230; Siz dağdan mı indiniz? Ayı-mısınız? hiç mi hayatınızda kadın görmediniz?&#8230; medeniyetten bir şey öğrenmediniz mi diye yüksek sesle bağırdım&#8230;</p>
<p>Antlalya yaşanacak ikinci şehir seçilmiş&#8230; ve bu olay böyle bir yerde oluyor; inanılacak gibi değil.</p>
<p>Olayın farkında olan mağazanın sahibi utanmış olacak ki karışmak zorunda kaldı ve: „buyurun&#8230; sakinleşin hanim efendi&#8230;çay ikram edelim&#8230;! İkramına hayir diyerek red ettim.</p>
<p>Bu arada olanları akustik olarak anlamayan Alman arkadaşım soruyordu&#8230;“ne oldu?“ diye&#8230; diyemiyordum ki; nasıl diye bilseydim ki?&#8230; BİZİM TÜRK ERKEĞİNİN GÖZÜ VE BEYNİ HALA AÇ&#8230; İKİ BACAK ARASINDA ESARETTE YAŞIYOR diye?</p>
<p>Bu olay beni çok etkilemişti. Böyle erkeklerin adına yerin dibine giresim gelmişti.</p>
<p>Evet&#8230;sevgili dostlarım&#8230; böyle bir olayla karşılaştığım için çok üzgündüm; beynimden bir çok sorular geçiyordu. Soruların başında ise; iki kadının turist olarak yalnız gelmiş olması, onların koca ya da erkek arar gibi muamele görmeleri idi.</p>
<p>Turist olarak gelen bu iki kadın erkek arasa idi, onu istediği yerde bulamaz mıydı? Bunun için illa da Türkiye’yemi gelmeliydiler? Bu nasıl bir beyindir? insan hayretlere düsüyor.</p>
<p>Evet beyler! Beyinlerinizi iki „bacak arasından“ kurtarın! Orda saklı kaldığı müddet medeniyetten nasiplerini alamayacaktırlar! Kendinizi eğitin&#8230; eğitin diyorum!</p>
<p>Yani biz ne insan olmayi, nede insanlara saygılı olmayi becerebiliyoruz. Dünya milletleri her gün medeniyet yolunda ilerlerken biz hala bir sosyal paylaşım sitesinin nasıl ve ne amaçla kullanılması gerekliliğini anlamış değiliz. Bunu her gün Facebook’ta görmekteyiz. İnsan istemesede söylemeden geçemiyor&#8230;!</p>
<p><strong>Facebook’unda içine ettiniz. Sanki facebook’ta olan kadınlar erkek ariyormus gibi beyinlerinize yerleşmiş.</strong></p>
<p>Buradan herkese sesleniyorum! Kendinize yapılmasını istemediğinizi, başkalarına yapmayınız; yaparken de kendi kardeşinizi, eşinizi, annenizi düsünün!</p>
<p><strong>Bize her facebook’a girdiğimizde; facebok’unda içine ettiniz dedirtmeyin!</strong><br />
Saygılarımla</p>
<p>Nurdan YİĞİT</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/kadina-saygi/'>Kadına saygı</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/1073/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/1073/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=1073&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/11/22/iki-bacak-arasinda-kalmis-beyinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/11/00nurdan.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">nurdan yiğit</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hayata başlarken</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/05/14/hayata-baslarken/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/05/14/hayata-baslarken/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 22:23:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata başlarken]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=1026</guid>
		<description><![CDATA[ Ebeveyn`lerin Mutluluğu ve Sorumluluğu   Hayatta beklenen en güzel haberlerden biri, Anne ve Babanin duydugu; biz bir cocuk bekliyoruz haberidir. Bu mutlu haberin beraberinde getirdiği sorumluluk duyguları bizi biraz olsun düşündürsede(?) sevindiğimiz bu mutlu haber hayatımız boyunca ağırlığını koruyacağı bir &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/05/14/hayata-baslarken/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=1026&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><span class="Apple-style-span" style="color:#008000;font-size:15px;font-weight:bold;">Ebeveyn`lerin Mutluluğu ve Sorumluluğu</span></p>
<h3><span style="color:#008000;"><strong> <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/05/14/hayata-baslarken/ilk-adimlar/" rel="attachment wp-att-1027"><img class="alignleft size-full wp-image-1027" title="ilk-adimlar" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/05/ilk-adimlar.jpg?w=593" alt=""   /></a></strong></span></h3>
<p><strong>Hayatta beklenen en güzel haberlerden biri, Anne ve Babanin duydugu; biz bir cocuk bekliyoruz haberidir. Bu mutlu haberin beraberinde getirdiği sorumluluk duyguları bizi biraz olsun düşündürsede(?) sevindiğimiz bu mutlu haber hayatımız boyunca ağırlığını koruyacağı bir gerçektir. Yaratılışın mucizesi olan bu duruma hazırlanmak için önümüzdeki 9 ay olan zaman bize fırsat verecektir, kendimizi bu mucizeye hazırlamak için. Bu mucizenin bize tanıdığı imkan, yaratılış muciseindeki mucizeye ortak olabilmemizdir.</strong></p>
<p><strong>Annelik bekleyen Anneler için gelecek aylar her gün biraz daha zor günler olacaktır. Kendisini iyi hissetmediği günler, hormon değişimleri ve daha bir çok zorlukların beraberinde gelen değişimler… anne olmak sevincini engellemeyecektir. </strong></p>
<p><strong>Bir Anneden tüm gücünü vermesini isteyen o doğum günü, Annelerin en güçlü olması olduğu gündür, tarif edilemeyecek sancılara katlanan Anne, bebeğini kucağına aldığı an mutluluğun tadını tatmanın sevinciyle çektiği izdirapları unutabilmesi, ayri bir mucizedir.</strong></p>
<p><strong>Doğum sonrası sağlığına kavuşan Anneyi uykusuz gecelerin beklediği aylar takıp edecektir. Bu zorlu görevi nasıl başarabileceğinin verdiği düşünceler onu bazen gündüzleride yalnız birakmayacaktır.</strong></p>
<p><strong>Aradan geçen bir kaç aydan sonra, bu zor günler yavaşca arka plana doğru çekilirken(?)… her gün yeni ve farklı mucizeler ortaya çıkmaya başlayacaktır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Büyüyen bebekle gözleşme anları başladığı anlar devreye girerken, gelişmekte olan Çocuğun beyni, etrafında olup bitene ortak olma zamanı gelmiştir. Anne ve Babasını, kardeşlerini tanıyabilmek, seslerini ayırt edebilmek çağı ayrıca hissedilen bir mutluluk zamanıdır.</strong></p>
<p><strong>Bu değişimlerle başlayan bir yaşam, insanın oluşumunda atılan ilk temel taşlardır. Yaşama hazırlanış dediğimiz bu kısa zaman, Çocuğun geleceği için verilen ilk yatırımlardır. Anne ve Babaların çocuklarına verebilecekleri en sağlıklı „azık“ çantasının hazırlandığı zamandır bu dönem.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuğun ilk güldüğü an, Anne ve Babalar için unutulmayan hatıralardır. Arkasından oturabilmeye, kalkmaya, sürünmeye başlayan Çocuk, Anne ve Babanın yardımları sayesinde kendisini güvenlik içersinde hissederek hayata daha güvenli „adımlarla“devam edebilmeyi öğrenecektir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuğun ilk oyuncağa uzanmak, kolunu kaldırıp bir şeyler yapmak , yataktan alınmak istediği zaman geldiğinde, sevgi ve şefgat hissedebildiği anlar başlamıştır. Kendisine söyleneni anlamasa dahi, hissettiği sevgi şefgat duyguları onu bulunduğu ortamda güvenli ellerde olduğu kavramının ilk başladığı anlar olmakla; … ben bu ailenin bir üyesiyim bilincini oluşturduğu önemli gelişim anlarıdır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Zamanın akımıyla ilk kelimeleri söylemeye başlayan Çocuk, Anne Babayıda bazen şaşkınlığa düşürecektir. Sesli ortamlarda söylemeye çalıştığı yarım kelimeler tam anlaşılamadığı için, … annemi dedi, yoksa babamı dedi tartışmalrıda Anne ve Babanın mutlu anları olacaktır.</strong></p>
<p><strong>Çocuğun diş çıkarma zamanı geldiğinde, uykusuz gecelerin yeniden başladığı günler devreye girecektir. Çocuk için bu zor ve sancılı günler, Anne ve Babanın sabır ve şefgat vereceği en önemli zaman dilimidir.</strong></p>
<p><strong>Çocuğun 3 – 4 yaşları çağı Anne ve Baba için zor zamanlardır, çünkü Çocuğun deney yapma zamanı gelmiştir, denenmesi ne olursa olsun, bir şeyler yapma zamanıdır artık. Salondaki mobilyalara tırmanmak ilk deneyleri arasında olsada, bu yeterli olmayacaktır. İlginç bulduğu ne varsa denemek isteyecektir, pencereden bakmak, Annenin mutfak biçağını tutabilmek bunların arasındadır. Çocuğun bu çağı, Anne ve Baba için alarm sinyallarının kırmızı olduğu anlardır.</strong></p>
<p><strong>Farkında olmadan geçen zaman Çocuğumuzun yaşamında önemli değişimin başlayacağı günü getirmiştir artık.</strong></p>
<p><strong>Okula başlangıç………………</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Önce güzel bir okul çantasına ihtiyaç vardır, arkasından güzelim elbiseler ayakkabılar alındıktan sonra evde ilk provalar yapılmaya başlanır… mutlu anlar yaşanır.</strong></p>
<p><strong>Anne ve Baba için yeni görevlerin başladığı zamandır bu zaman. Çocuğun geleceği için atılan bu adımlar en önemli adımlardandır, anne ve Babanın bu hayata hazırlık günlerini küçük görmeleri yapacakları en büyük hatalardır. Çünkü bu andan itibaren yapılan en ufak bir hata Çocuğun geleceğini etkileyebilen unsurlar arasında olacaktır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bu andan itibaren Çocuğun üstlendiği görev her gün dahada artacaktır. Sadece okul dersleriyle kalmayacak olan bu eğitim çağı, Çocuğun geleceğini damgalayan günler olacaktır. Okul eğitiminin yanında etik eğitiminde öğretilmesi olan bu yaşta; anne ve Baba sormluluğu Öğretmene bırakırsa (?) en büyük hatayı yapmış olurlar. Toplumun sosyal düzenini öğretmek ilk aile terbiyesinin „olmazsa olmazlarındandır“…</strong></p>
<p><strong>Kabul etmeliyizki… Çocuklar anlatılandan daha fazla gördüğüyle öğrenen bir sosyal yaratıktır; bu nedenle ebeveynler örnek yaşantılarıyla buna öncülük yapabilirlerse en güzel eğitimi vermiş olurlar; bunların başında evdeki saygı ve sevgi atmosferi en önemli olanlardandır.</strong></p>
<p><strong>Geriye dönük olarak hatırladığımızda, Anne ve Babamızın aralarında geçen diyalogların hafızamızdan silinmediğini ve bizi öyle veya böyle bir etki altında bıraktığını anlayacağız.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Okul döneminde, aile ve okul ilişkileri en önemli olanlar arasındadır. Bu aile okul ilişkilerinde Öğretmen ve aile beraberliği Çocuğun hangi derslerde daha başarılı olduğu, hangilerde yardıma ihtiyacı olabileceğini saptayabilmek ve gerekli olanları yapmak Anne ve Babanın önemli görevlerindendir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuklarımızı kendimiz için değil… kendileri için yaşama hazırlayabilirsek, onlara en büyük desteği vermiş oluruz. Biz olmadan hayatlarını sürdürmek zorunda kalacaklarını, onlarda bir gün ebeveyn olacaklarını, toplumdan dışlanmadan yaşayabilmeleri için gerekli etik kavramların değerlerini öğretebilmek Anne ve Babanın en önemli görevleri olduğunu bilmeliyiz.</strong></p>
<p><strong>Topluma saygı vermeden saygı beklenmez kavramı eğitimin ana faktörlerinden olduğunu öğretebilmişsek… kapımızı kimse çalmaz…. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Zamanı gelmişken hatırlatmakta fayda vardır. Dünyada bu olanaklardan mahrum kalmış Çocukları düşündünüzmü hiç?</strong></p>
<p><strong>10 yaşında emeğine el konan, okul nedir bilmeyen, üç kuruş için uykuya hasret kalarak çalışan milyonlarca Çocuk bir kaç saat uyku ve bir lokma ekmek için çalıştırılıyorlar. Gırtlağı doymak bilmeyen az kazançla yetinmeyen bazı kesimler… insan haklarınıda tekellerinde tutmaktan utanmıyorlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sagılarımla</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Mehmet Sungur</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/anne/'>Anne</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/anne/hayata-baslarken/'>Hayata başlarken</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/1026/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/1026/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=1026&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/05/14/hayata-baslarken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/05/ilk-adimlar.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ilk-adimlar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Neler görmüş bu Memleket</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/03/21/neler-gormus-bu-memleket/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/03/21/neler-gormus-bu-memleket/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 20:28:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hasret]]></category>
		<category><![CDATA[İz birakanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=994</guid>
		<description><![CDATA[Bu gün yine eskilere takıldım, yaşım ile eş olan  yakın tarihimize. Neler gördük şu güzel Anadolu muzda. Kimileri konuşamadığı için, kimileri “fazla” konuştuğu için prangalara vuruldu. Şükür bu günümüze derken (?)&#8230; bize verilen imkanları bizden daha çok hak edenlere neden &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/03/21/neler-gormus-bu-memleket/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=994&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zapkolik.com/resimler/yirminci-asra-dair-nazim-hikmet-hq-2316423.jpg" alt="" /></p>
<p>Bu gün yine eskilere takıldım, yaşım ile eş olan  yakın tarihimize. Neler gördük şu güzel Anadolu muzda. Kimileri konuşamadığı için, kimileri “fazla” konuştuğu için prangalara vuruldu.</p>
<p>Şükür bu günümüze derken (?)&#8230; bize verilen imkanları bizden daha çok hak edenlere neden verilmemişti diye üzülürüm. Kolaymı öyle&#8230; insanı konuştuğu için Memleketinden kovmak.</p>
<p>Kolaymı öyle(?) &#8230; konuştuğun için kovulmak, uzaklaştırılmak doğduğun Vatanından diyarı gurbetlere savrulmak.</p>
<p>Bu acı veren geçmişimizi bir çok vatandaşımız ortaklaşa paylaşmışlardır, hepsi farklı duygularla bir yerlere bir şeyleri not etmişdir; bu acılı günleri paylaşanlardan biriside Edebiyatımızın güçlü kalemi Nazim Hikmet Ran dır.</p>
<p><strong>Otobiyografi sini  bir </strong>şiirle dile getiren büyük üstad Nazim Hikmet , kendisini ve trajik yaşamını nasıl anlattığını her okuduğumda kendimi bir büyük yoksulluklar diyarında hissederim.</p>
<p>Bu gün bu hissettiklerimi ve Nazim Hikmet , alttaki satırları yazarken neler hissettiklerini anlayabilmek için&#8230; insan kendisini bir an olsun onun oturduğu masada oturabilmeli, tutduğu kalemin mürekkebinin kokusunu hissetmelidir&#8230;.</p>
<p>&#8230;buyurun !</p>
<p>Saygılar Sevgiler, her şey gönlünüzce olsun</p>
<div>
<p>Mehmet Sungur</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
</div>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Nazim Hikmet Otobiyografi</strong></p>
<p>1902&#8242;de doğdum<br />
doğduğum şehre dönmedim bir daha<br />
geriye dönmeyi sevmem<br />
üç yaşında Halep&#8217;te paşa torunluğu ettim<br />
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği<br />
kırk dokuzumda yine Moskova&#8217;da Tseka-Parti konukluğu<br />
ve on dördümden beri şairlik ederim<br />
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir<br />
ben ayrılıkların<br />
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını<br />
ben hasretlerin</p>
<p>hapislerde de yattım büyük otellerde de<br />
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir</p>
<p>otuzumda asılmamı istediler<br />
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini<br />
verdiler de<br />
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu<br />
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag&#8217;dan Havana&#8217;ya</p>
<p>Lenin&#8217;i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924&#8242;te<br />
961&#8242;de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır</p>
<p>partimden koparmağa yeltendiler beni<br />
sökmedi<br />
yıkılan putların altında da ezilmedim</p>
<p>951&#8242;de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün<br />
52&#8242;de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü</p>
<p>sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım<br />
şu kadarcık haset etmedim Şarlo&#8217;ya bile<br />
aldattım kadınlarımı<br />
konuşmadım arkasından dostlarımın</p>
<p>içtim ama akşamcı olmadım<br />
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana</p>
<p>başkasının hesabına utandım yalan söyledim<br />
yalan söyledim başkasını üzmemek için<br />
ama durup dururken de yalan söyledim</p>
<p>bindim tirene uçağa otomobile<br />
çoğunluk binemiyor<br />
operaya gittim<br />
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın<br />
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21&#8242;den beri<br />
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye<br />
ama kahve falına baktırdığım oldu</p>
<p>yazılarım otuz kırk dilde basılır<br />
Türkiye&#8217;mde Türkçemle yasak</p>
<p>kansere yakalanmadım daha<br />
yakalanmam de şart değil<br />
başbakan falan olacağım da yok<br />
meraklısı da değilim bu işin<br />
bir de harbe girmedim<br />
sığınaklara da inmedim gece yarıları<br />
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında<br />
ama sevdalandım altmışıma yakın<br />
sözün kısası yoldaşlar<br />
bugün Berlin&#8217;de kederden gebermekte olsam da<br />
insanca yaşadım diyebilirim<br />
ve daha ne kadar yaşarım<br />
başımdan neler geçer daha<br />
kim bilir</p>
<p>(11.9.&#8217;61 &#8211; Doğu Berlin)</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/edebiyat/'>Edebiyat</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/hasret/'>Hasret</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/iz-birakanlar-2/'>İz birakanlar</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/994/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/994/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=994&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/03/21/neler-gormus-bu-memleket/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.zapkolik.com/resimler/yirminci-asra-dair-nazim-hikmet-hq-2316423.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Trabzon; Karadeniz&#8217;in İnci&#8217;si</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/22/trabzon-karadenizin-incisi/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/22/trabzon-karadenizin-incisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 21:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[TARİH]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=946</guid>
		<description><![CDATA[Trabzon; Karadeniz’in inci’si; Trabzon, Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alan merkezii bir şehirdir. Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında Giresun’a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane’ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize’ye bağlı İkizdere ve Kalkandereilçeleri, kuzeyi Karadeniz ile çevrili &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/22/trabzon-karadenizin-incisi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=946&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/22/trabzon-karadenizin-incisi/trabzon-ilceleri/" rel="attachment wp-att-959"><img class="alignleft size-full wp-image-959" title="trabzon-ilceleri" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/trabzon-ilceleri.gif?w=593" alt=""   /></a></p>
<p><strong>Trabzon; Karadeniz’in inci’si; </strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Trabzon</strong>, <a title="Karadeniz Bölgesi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karadeniz_B%C3%B6lgesi">Karadeniz Bölgesi</a>’nin <a title="Doğu Karadeniz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu_Karadeniz">Doğu Karadeniz</a> bölümünde yer alan merkezii bir şehirdir.</p>
<p>Karadeniz sahili ile <a title="Zigana Dağları (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zigana_Da%C4%9Flar%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">Zigana Dağları</a> arasında yer almakta olup yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında <a title="Giresun" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Giresun">Giresun</a>’a bağlı <a title="Eynesil" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Eynesil">Eynesil</a> ilçesi, güneyinde <a title="Gümüşhane" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCm%C3%BC%C5%9Fhane">Gümüşhane</a>’ye bağlı Torul ilçesi ve <a title="Bayburt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bayburt">Bayburt</a>, doğusunda da <a title="Rize" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rize">Rize</a>’ye bağlı <a title="İkizdere" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0kizdere">İkizdere</a> ve <a title="Kalkandere" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kalkandere">Kalkandere</a>ilçeleri, kuzeyi <a title="Karadeniz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karadeniz">Karadeniz</a> ile çevrili antik çağ’dan beri varlığı bilinen il ve il merkezinin adıdır. Şehrin toplam nüfusu <a title="2009" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2009">2009</a> yılında Adrese dayalı nufus kayıt sistemi(ADNKS) sonuçlarına göre 765.127’tur.<a title="1935" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1935">1935</a>’te 30.000 olan nüfusu <a title="1990" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1990">1990</a>’da 361.886’ya, <a title="2000" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2000">2000</a>’de 975.137’ye çıkmıştır. <a title="2007" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2007">2007</a>’de 740.569’e düşmüştür</p>
<h2>Coğrafya</h2>
<p>Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi <a title="Boztepe" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Boztepe">Boztepe</a> (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6 si ise tepelerden oluşmaktadır.</p>
<h2>Dereler</h2>
<p><a title="Değirmendere" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/De%C4%9Firmendere">Değirmendere</a> (Piksidis), Yanbolu, Fol, Ağasar, İskefiye, Kalenima, Karadere (Araklı), Küçükdere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı deresi, Sera Deresi&#8230;</p>
<h2>Nüfus</h2>
<p>Toplam nüfusu 765.127’dur. Bu nüfusun yaklaşık %54’ü şehir ve ilçe gibi merkezlerde,%46’sı ise kırsal kesimlerde yani köylerde yaşamaktadır.</p>
<h2>Antik Çağ</h2>
<p><a title="Eusebius (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Eusebius&amp;action=edit&amp;redlink=1">Eusebius</a>’a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon’u İstanbul, <a title="Roma" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma">Roma</a> hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren <a title="Sinop" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sinop">Sinop</a>’tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.<br />
Anabasis’te geçen „Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin <a title="Lazlar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lazlar">Lazların</a> ataları olan <a title="Kolhis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolhis">Kolhis</a> ülkesindeki kolonisidir“ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.<sup><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_(il)#cite_note-0">[1]</a></sup><br />
Merkezinde Yunanlıların çevre köylerinde bugünkü <a title="Laz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Laz">Lazların</a> ataları olan <a title="Kolhis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolhis">Kolhislilerin</a> ve Tzanların (Zan &#8211; Çan) yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında <a title="Zigana geçidi (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zigana_ge%C3%A7idi&amp;action=edit&amp;redlink=1">Zigana geçidi</a> üzerinden <a title="Ermenistan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermenistan">Ermenistan</a> ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru <a title="Mithridates" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mithridates">Mithridates</a>’in <a title="Roma İmparatorluğu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu">Roma İmparatorluğu</a> ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından <a title="Anadolu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu">Anadolu</a> topraklarının yanı sıra Trabzon’da Roma hakimiyetine girmiştir.</p>
<p><span style="font-size:20px;font-weight:bold;">Roma ve Bizans</span></p>
<p>Pompey’e karşı mücadelesinde Mithridates’e destek vermeyen Trabzon Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır. Bizzat kente gelen <a title="Arrian" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arrian">Arrian</a>, Trapezus’un Roma döneminde güney Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru <a title="Hadrian" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hadrian">Hadrian</a> döneminde restore edilen kente, <a title="Trajan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trajan">Trajan</a> döneminde <a title="Pontus Kapadokyası (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Pontus_Kapadokyas%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">Pontus Kapadokyası</a> eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa edilmiştir. <a title="Gallianus (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Gallianus&amp;action=edit&amp;redlink=1">Gallianus</a> döneminde bir<a title="Germen" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Germen">Germen</a> kabilesi olan <a title="Gotlar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gotlar">Gotlar</a> tarafından yağmalanmış , <a title="Justinian" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Justinian">Justinian</a>döneminde tekarar onarılarak eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un <a title="Latin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Latin">Latinler</a> tarafından işgali üzerine <a title="Komnenos" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Komnenos">Komnenos</a>ailesi,Trabzon’a sığınarak 1461 tarihine <a title="Osmanlı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1">Osmanlı</a> fethine dek sürecek bağımsız bir krallık (<a title="Trabzon İmparatorluğu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu">Trabzon İmparatorluğu</a>) kuracaklar, kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi</p>
<h2>Trabzon İmparatorluğu</h2>
<p><a title="Komnenos hanedanı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Komnenos_hanedan%C4%B1">Komnenos hanedanından</a> VII. Michael Latin işgali nedeniyle Trabzon’a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi <a title="Tamar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tamar">Tamar</a>’nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle <a title="Vatikan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vatikan">Vatikan</a> Trabzon İmparatorunu küçümseyerek „Laz hükümdarı“ olarak tanımlamıştır <sup><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_(il)#cite_note-5">[6]</a></sup>. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer <a title="Bizans" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bizans">Bizans</a> (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve <a title="Konstantinapolis" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Konstantinapolis">Konstantinapolis</a>’de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon <a title="Ayasofya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayasofya">Ayasofya</a> müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. <a title="Ceneviz" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ceneviz">Cenevizliler</a> ile <a title="Venedik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Venedik">Venedikliler</a>, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (<a title="Akkoyunlu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Akkoyunlu">Akkoyunlu</a> kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra (<a title="1461" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1461">1461</a>) <a title="Fatih Sultan Mehmet" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fatih_Sultan_Mehmet">Fatih Sultan Mehmet</a> tarafından Karadeniz’deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve <a title="Kırım" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m">Kırım</a>’la birlikte ele geçirilerek <a title="İpek yolu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0pek_yolu">İpek yolunun</a> stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.</p>
<p><strong>Osmanlı İmparatorluğu</strong></p>
<p><a title="I. Bayezid" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Bayezid">I. Bayezid</a>’in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet’in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, 1461 yılında Trabzon’u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir.</p>
<p>Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır Bey’dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.<br />
Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan <a title="Lazistan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lazistan">Lazistan</a> Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur.<br />
1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya’da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halkının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre sayıları 360.binin üzerinde göçmenin yığılmasına yolaçmıştır. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yolaçmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yereleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastlıklardan korakarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.<br />
1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.<br />
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya taşınır.<br />
Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı, Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler.<br />
1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer.</p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti</strong></p>
<p>Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlar ve Trabzonda yeni ülkenin yeni idari yapısında altmışbir (61) nolu il olarak yerini almıştır.</p>
<p>İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.<br />
Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2’lik yüzölçümüyle ülke topraklarının % 0,6’sını oluşturmaktadır.<br />
Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzonda çeşitli fabrikalar kurulmuştur.<br />
Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “ATATÜRK GÜNÜ” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.</p>
<p><strong>Halk</strong></p>
<p>Trabzon halkı adet , yaşam tarzı , gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzonda çok çeşitli türkmen boyları yaşamaktadır. Çepniler ise bölgede Şalpazarı ve Beşikdüzü ilçesinin Şalpazarına yakın köylerinde 29 kadar köyde yaşamakta olup en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler.</p>
<p>Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; „Fâtih Sultan Mehmed Han Gazi (toprağı mis kokulu ve mekanı cennet olsun.) hazretleri bu kaleyi feth ettiğinde dört tarafında bulunan bölgelerden çeşitli insanları sürerek Trabzon’a nakl ettirip iskân ettirdi. Öyle imar oldu ki sanki insan deryası oldu. Halkının çoğunluğu Lazlardan oluşan insanlar topluluğudur.“ demektedir.<br />
Trabzon halkının fiziki özelliklerinden söz ederken de, „Beşinci iklimde bulunduğu için suyu ve havasının tatlılığından bütün halkı gezip eğlenmeye hevesli ve zevk ehli olup içmeye ve eğlenmeye düşkünlerdir. Gamsız ve aldırışsız zarif dostlar ve âşık kimseler olduklarından yüzlerinin renkleri kırmızımsıdır. Kadınlar kısmı Abaza, Gürcü ve Çerkes güzelleri olduklarından güzel erkek ve kız çocukları olur ki sanki her biri birer ay parçası ve güneş pençesidirler.“ diye tarif etmektedir.</p>
<p><strong>Dil</strong></p>
<p>Trabzon halkı 16. yy içinde İslâmlaştıktan sonra anadilleri olan <a title="Pontusça" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pontus%C3%A7a">Pontusçayı</a> ve <a title="Lazca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lazca">Lazcayı</a> bırakıp Türkçeye alışırken zorlanmışlardır.Özellikle Yunanca’da olmayan -b-, -d-, -g-, &#8211; ı- gibi harfleri çıkaramadıkları için Yunanca söylenişlerine uydurarak konuşmuşlardır.<sup><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_(il)#cite_note-6">[7]</a></sup> Sözgelimi<strong>balık</strong> kelimesindeki „b“ ve „ı“ sesleri <a title="Yunanca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanca">Yunanca</a>’da olmaması ve İslâm’ı yeni kabul etmiş olan Trabzonluların Türk dilini konuşamamsı nedeniyle bu kelimeyi Pontus Yunancası’na adapte ederek <strong>paluk</strong> olarak telâffuz ederler. Bununla beraber Trabzonda kesintisiz dört asırdan fazla süredir Türkçe konuşulmaktadır.Yerel halkın bir kısmının asıl dilli arkaik <a title="Rumca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rumca">Rumcadır</a>.</p>
<p><a title="Pontus Rumcası" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pontus_Rumcas%C4%B1">Pontus Rumcası</a> <a title="Lazca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lazca">Lazca</a>, <a title="Gürcüce" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCrc%C3%BCce">Gürcüce</a>, <a title="Rusça" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rus%C3%A7a">Rusça</a>, <a title="Ermenice" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermenice">Ermenice</a> ve <a title="Farsça" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fars%C3%A7a">Farsça</a>’dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi’nden derin farklılıklar çermektedir. <a title="Köprübaşı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6pr%C3%BCba%C5%9F%C4%B1">Köprübaşı</a>, <a title="Çaykara" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87aykara">Çaykara</a>, <a title="Maçka" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ma%C3%A7ka">Maçka</a>, <a title="Tonya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tonya">Tonya</a>, <a title="Of" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Of">Of</a>, <a title="Dernekpazarı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dernekpazar%C4%B1">Dernekpazarı</a>yerleşimlerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de <a title="Müslüman" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman">Müslümanlar</a> tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi tarafından konuşulmaya devam etmektedir.</p>
<p>/ b / &gt; / p / baluk &gt; paluk<br />
*/ d / &gt; / t / dere &gt; tere<br />
*/ k / &gt; / g / katuk &gt; gatuk<br />
*/ g / &gt; / c / gelin &gt; celun (Batı Trabzon)<br />
*/ c / &gt; / ç / came &gt; çame<br />
*/ k / &gt; / ç / &gt; öküz &gt; öçüz (Merkez <a title="Çömlekçi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C3%B6mlek%C3%A7i">Çömlekçi</a> mahallesi, Doğu Trabzon)</p>
<p>Geleneksel kıyafetleri içerisinde Karadenizli çift, Osmanlı dönemi</p>
<p>Giyim-kuşam</p>
<p>Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında(sahil) geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir:<br />
* <strong>Erkek:</strong> Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar <a title="Zipka (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zipka&amp;action=edit&amp;redlink=1">zipka</a> adı verilen siyah şalvar.<br />
* <strong>Kadın (köylü):</strong> İçte kamis adı verilen yakasız <a title="Trabzon bezi (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Trabzon_bezi&amp;action=edit&amp;redlink=1">Trabzon bezinden</a> gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya <a title="Üçetek (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%9C%C3%A7etek&amp;action=edit&amp;redlink=1">üçetek</a> elbise (<a title="Zibun (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zibun&amp;action=edit&amp;redlink=1">zibun</a>)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen <a title="Peştemal" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Pe%C5%9Ftemal">peştemal</a> (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek.<br />
* <strong>Kadın (şehirli, kasabalı):</strong> Başta <a title="Tepelik (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tepelik&amp;action=edit&amp;redlink=1">tepelik</a>, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte <a title="Kamis (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kamis&amp;action=edit&amp;redlink=1">kamis</a>, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, <a title="Lahor" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lahor">lahor</a> veya <a title="Trablus" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trablus">trablus</a>.</p>
<p>Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları <a title="Şalvar" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Ealvar">şalvar</a> giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.</p>
<p><strong>Müzik ve Halk oyunları</strong></p>
<p>Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir <a title="Kaval" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaval">kaval</a>, <a title="Kemençe" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kemen%C3%A7e">kemençe</a>, <a title="Davul" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Davul">davul</a>-<a title="Zurna" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zurna">zurna</a> ve yörede <a title="Zimpona (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zimpona&amp;action=edit&amp;redlink=1">zimpona</a>, <a title="Dankiyo" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dankiyo">dankiyo</a> adlarıyla da bilinen <a title="Tulum" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tulum">tulumdur</a>. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise<a title="Horon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Horon">horondur</a>.<a title="Kolbastı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kolbast%C4%B1">kolbastı</a> oyunu 1930 yılında Trabzon’un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.</p>
<p><strong>Kültürel Yaşam</strong></p>
<p>Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri <a title="Trabzon Belediye Tiyatrosu (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Trabzon_Belediye_Tiyatrosu&amp;action=edit&amp;redlink=1">Trabzon Belediye Tiyatrosu</a> ve <a title="Trabzon Devlet Tiyatrosu (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Trabzon_Devlet_Tiyatrosu&amp;action=edit&amp;redlink=1">Trabzon Devlet Tiyatrosu</a> tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan <a title="Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Devlet_Klasik_T%C3%BCrk_M%C3%BCzi%C4%9Fi_Toplulu%C4%9Fu&amp;action=edit&amp;redlink=1">Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu</a>’nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu’nda sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Eğitim</strong></p>
<p><a title="Osmanlı İmparatorluğu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu">Osmanlı İmparatorluğu</a>’nun son döneminde Trabzon’da eğitim kuruluşu olarak sekiz <a title="Medrese" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Medrese">medrese</a>, eğitim süresi dört yıl olan beş adet <a title="İlkokul" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lkokul">ilkokul</a>, bir adet sanat yurdu, bir adet <a title="Askeri rüştiye (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Askeri_r%C3%BC%C5%9Ftiye&amp;action=edit&amp;redlink=1">askeri rüştiye</a>, bir adet <a title="İdadi (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C4%B0dadi&amp;action=edit&amp;redlink=1">idadi</a> ve bir adet <a title="Darülmuallimin (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dar%C3%BClmuallimin&amp;action=edit&amp;redlink=1">Darülmuallimin</a> bulunmaktaydı. Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık <a title="1963" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1963">1963</a> tarihinde öğretime açılan <a title="Karadeniz Teknik Üniversitesi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karadeniz_Teknik_%C3%9Cniversitesi">Karadeniz Teknik Üniversitesi</a> bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Mutfak</strong></p>
<p>Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri <a title="Karalahana" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karalahana">karalahana</a>, <a title="Mısır" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1r">mısır</a> ve <a title="Hamsi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hamsi">hamsi</a> olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:</p>
<p>* <strong>Mısır unundan:</strong><a title="Kuymak" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuymak">Kuymak</a> (Rize’de <a title="Muhlama" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhlama">muhlama</a>,Vakfıkebir ve Şalpazarında <a title="Yağlaş" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ya%C4%9Fla%C5%9F">yağlaş</a>), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek<br />
* <strong>Karalahanadan:</strong> Çorba, sarma<br />
* <strong>Tatlı olarak:</strong> Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir- tatlıların yanında içecek olarak ayran içilir.)<br />
* <strong>Hamsiden:</strong> Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, <a title="Kaygana" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaygana">kaygana</a><br />
* <strong>Fasülyeden (lobya):</strong> turşu kavurma<br />
* <strong>Mısırdan:</strong> Korkot (mısır çorbası)</p>
<h3>Tarihi-Turistik Yerler</h3>
<p>Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ’da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır.Bunların en önemlileri:</p>
<ul>
<li>Manastırlar: <a title="Sümela Manastırı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCmela_Manast%C4%B1r%C4%B1">Sümela Manastırı</a>, <a title="Ayasofya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayasofya">Ayasofya</a> müzesi,<a title="Kaymaklı Manastırı (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kaymakl%C4%B1_Manast%C4%B1r%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">Kaymaklı Manastırı</a>(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, <a title="Vazelon (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Vazelon&amp;action=edit&amp;redlink=1">Vazelon</a> Manastırı,</li>
<li>Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,</li>
<li>Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (<a title="Hagios Eugenios (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hagios_Eugenios&amp;action=edit&amp;redlink=1">Hagios Eugenios</a>), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, <a title="Gülbahar Hatun" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BClbahar_Hatun">Gülbahar Hatun</a> Camii, Trabzon valiliği ve Valievi.</li>
</ul>
<ul>
<li>
<h2>Konaklar:</h2>
</li>
<li>[Atatürk Köşkü] <a title="Memiş Ağa Konağı (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Memi%C5%9F_A%C4%9Fa_Kona%C4%9F%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">Memiş Ağa Konağı</a> (Sürmene), <a title="Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ak%C4%B1ro%C4%9Flu_%C4%B0smail_A%C4%9Fa_Kona%C4%9F%C4%B1">Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı</a> (Of), <a title="Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ak%C4%B1ro%C4%9Flu_Hasan_A%C4%9Fa_Kona%C4%9F%C4%B1&amp;action=edit&amp;redlink=1">Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı</a>, <a title="Karamollaoğlu Topal Mustafa Evi (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Karamollao%C4%9Flu_Topal_Mustafa_Evi&amp;action=edit&amp;redlink=1">Karamollaoğlu Topal Mustafa Evi</a> (Araklı)</li>
<li>Araklı ilçesine bağlı Konakönü mahallesindede birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Rus işgaline tanıklık etmekle birlikte çok eski zamanlarında izlerini taşımaktadır.</li>
<li>Hamamlar: Sekiz Direkli Hamam,Fatih Hamamı, İskender Paşa Hamamı,Çifte Hamam, Hacı Arif Hamamı, Alaca Hamam, Tophane Hamamı</li>
<li>Osmanlı Dönemi Diğer Eserleri: Soğuk Çeşme, Bedesten, Sufi Ali Bey kitabesi,Sur Kitabesi, Kabak Meydan Şadırvanı,Ortahisar Muvakkithanesi,Çarşı Camii Muvakkithanesi,Askeri Hastahane,Seyyidi Hacı Mehmed Çeşmesi,İskender Paşa Çeşmesi ,Kethüdazade Hacı Emin Ağa Çeşmesi,Manastır Çeşmesi,Abdullah Paşa Çeşmesi,Hafız Muhammed Çeşmesi,Abdulhamid liman Çeşmesi</li>
</ul>
<p><strong>Trabzon’un İlçeleri:</strong></p>
<p><a title="Trabzon (merkez)" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_(merkez)">Trabzon</a> | <a title="Akçaabat, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C3%A7aabat,_Trabzon">Akçaabat</a> | <a title="Araklı, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arakl%C4%B1,_Trabzon">Araklı</a> | <a title="Arsin, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arsin,_Trabzon">Arsin</a> | <a title="Beşikdüzü, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikd%C3%BCz%C3%BC,_Trabzon">Beşikdüzü (Şarli)</a> | <a title="Çarşıbaşı, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ar%C5%9F%C4%B1ba%C5%9F%C4%B1,_Trabzon">Çarşıbaşı (İskefiye)</a> | <a title="Çaykara, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87aykara,_Trabzon">Çaykara (Kadahor)</a> | <a title="Dernekpazarı, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dernekpazar%C4%B1,_Trabzon">Dernekpazarı</a> | <a title="Düzköy, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCzk%C3%B6y,_Trabzon">Düzköy</a> | <a title="Hayrat, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayrat,_Trabzon">Hayrat</a> | <a title="Köprübaşı, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6pr%C3%BCba%C5%9F%C4%B1,_Trabzon">Köprübaşı (Goneşara)</a> |<a title="Maçka, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ma%C3%A7ka,_Trabzon">Maçka</a> | <a title="Of, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Of,_Trabzon">Of</a> | <a title="Sürmene, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCrmene,_Trabzon">Sürmene</a> | <a title="Şalpazarı, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Ealpazar%C4%B1,_Trabzon">Şalpazarı (Ağasar)</a> | <a title="Tonya, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tonya,_Trabzon">Tonya</a> | <a title="Vakfıkebir, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vakf%C4%B1kebir,_Trabzon">Vakfıkebir (Fol)</a> | <a title="Yomra, Trabzon" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yomra,_Trabzon">Yomra</a></p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Wikipedia; Özgür ansiklopedi</p>
<p>Derleyen:   Mehmet Sungur</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/tarih/'>TARİH</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/946/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/946/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=946&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/22/trabzon-karadenizin-incisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/trabzon-ilceleri.gif" medium="image">
			<media:title type="html">trabzon-ilceleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Unutulmayanlar&#8230; Ahmet Arif</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/15/unutulmayanlar-ahmet-arif/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/15/unutulmayanlar-ahmet-arif/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2011 21:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Hasret]]></category>
		<category><![CDATA[İz birakanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Sevgililer gününü arkada bıraktık. Gelecek sevgililer gününe kadar kim bilir her birimiz neler neler yazmıyacağızki; o “kahrolası” sevgiler için. Bazen düşlerimizde, bazen çalışırken dize yaptıklarımızı kağıtlara aktarmakta acele edeceğiz. Sonra onları beğenmiyeceğiz, çöp kutusuna fırlatıp yeniden bir şeyler yazmaya başlıyacağız. &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/15/unutulmayanlar-ahmet-arif/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=932&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-933" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/15/unutulmayanlar-ahmet-arif/ahmet-arif/"><img class="alignleft size-full wp-image-933" title="ahmet-arif" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/ahmet-arif.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p>Sevgililer gününü arkada bıraktık. Gelecek sevgililer gününe kadar kim bilir her birimiz neler neler yazmıyacağızki; o “kahrolası” sevgiler için. Bazen düşlerimizde, bazen çalışırken dize yaptıklarımızı kağıtlara aktarmakta acele edeceğiz. Sonra onları beğenmiyeceğiz, çöp kutusuna fırlatıp yeniden bir şeyler yazmaya başlıyacağız.</p>
<p>Ah o sevgi&#8230; ruhlarımızı her gün kemiren, dostu düşmanı olmayan o kahrolası sevmek yokmu!  &#8230; insan oğlu var olduğundan beri onun uğruna neler yazmadı ki.</p>
<p>Bazen dost dost diye bağırdı, bazen ah yarim, bazen de uğruna dağları deldi çölleri geçti; o kahrolası sevda uğruna neler yapmadı ki (?)</p>
<p>Kerem Aslı’sına Mecnun Leyla’sına kim bilir hangi duygularla yazmıştır; kim bilir hangi his ve hasret duygularıyla ; -Memleketim- şiirini yazmıştır Nazim Hikmet Ran. Neler hissetmiştir Nazim&#8230; Davet şiirini dize yaparken; kim bilir ?</p>
<p>Kim bilir ki o&#8230; Nazim Hikmet Ran, büyük üstat Anadolu sevdasını uzaklardan&#8230; çok uzaklardan dile getirdiği zaman;&#8230; ben onun yerinde olmak istemezdim, istemezdim.. çünkü o günleri düşünürken dahi soğuk ve ruhu olmayan bir zindanda kendimi hissediyorum.</p>
<p>Neler hissetmiştirki; Senin için Prangalar çürüttüm diyebilmiştir Ahmat Arif. Ben bu şiiri hep okuduğumda kendimi bu dünyalardan çok uzaklarda hissederim. Bana farklı duygular yaşatan bu şiiri Siz ler için buraya alıyorum ve Siz’leri Siz’lerle yalnız bırakıyorum.</p>
<p>Kalın sağlıcakla</p>
<p>Mehmet Sungur 15.02.2011 23:49:18</p>
<p><span style="font-size:20px;font-weight:bold;color:#008000;">HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM</span><span style="font-size:20px;font-weight:bold;color:#008000;"> </span><span style="font-size:20px;font-weight:bold;color:#008000;"> </span><span style="font-size:20px;font-weight:bold;color:#008000;"> </span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Seni anlatabilmek seni.</strong><strong> </strong><strong><br />
İyi çocuklara, kahramanlara.<br />
Seni anlatabilmek seni,<br />
Namussuza, halden bilmeze,<br />
Kahpe yalana.<br />
Ard- arda kaç zemheri,<br />
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu<br />
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya&#8230;<br />
Bir ben uyumadım,<br />
Kaç leylim bahar,<br />
Hasretinden prangalar eskittim.<br />
Saçlarına kan gülleri takayım,<br />
Bir o yana<br />
Bir bu yana&#8230;<br />
Seni bağırabilsem seni,<br />
Dipsiz kuyulara.<br />
Akan yıldıza.<br />
Bir kibrit çöpüne varana.<br />
Okyanusun en ıssız dalgasına<br />
Düşmüş bir kibrit çöpüne.<br />
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,<br />
Yitirmiş öpücükleri,<br />
Payı yok, apansız inen akşamdan,<br />
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,<br />
Seni anlatabilsem seni&#8230;<br />
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır<br />
Üşüyorum, kapama gözlerini&#8230;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yazar :</strong><strong> </strong><strong>AHMED ARİF</strong><strong> </strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/edebiyat/'>Edebiyat</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/hasret/'>Hasret</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/iz-birakanlar-2/'>İz birakanlar</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/932/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/932/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=932&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/15/unutulmayanlar-ahmet-arif/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/ahmet-arif.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ahmet-arif</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sevgililer Günü Hakkında</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/14/sevgililer-gunu-hakkinda/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/14/sevgililer-gunu-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 14:05:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet SUNGUR Yazıma başlamadan; Bugün Peygamber efendimizin doğum günü olması nedeniyle, tüm İslam aleminin Mübarek kandilini kutlarım ve bu  gecenin hayırlı olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim! ********* Sevgililer Günü Hakkında ne kadar bilgiliyiz? Ülkemizde her yıl „kutlanmakta“ olan Sevgililer günü &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/14/sevgililer-gunu-hakkinda/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=925&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p><span style="color:#008000;"><a rel="attachment wp-att-929" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/14/sevgililer-gunu-hakkinda/kirmiz-gul/"><img class="alignleft size-full wp-image-929" title="kirmiz-gül" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/kirmiz-gc3bcl.jpg?w=593" alt=""   /></a><br />
</span></p>
<p><strong>Yazıma başlamadan;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bugün Peygamber efendimizin doğum günü olması nedeniyle, tüm İslam aleminin Mübarek kandilini kutlarım ve bu  gecenin hayırlı olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim!</strong></p>
<p><strong>*********</strong></p>
<h2><span style="color:#008000;">Sevgililer Günü Hakkında ne kadar bilgiliyiz?</span></h2>
<p>Ülkemizde her yıl „kutlanmakta“ olan Sevgililer günü hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz. Belki bir çok vatandaşımız bunun nerde ve ne zamandan beri kutlandığını bilmiyordur. Bilen lerse konuyu ya ciddiye almıyor, ve yahutta Sevgililer gününü kutluyor.</p>
<p>Her Vatandaş bu veya buna benzer günleri kutlamakta özgür ve serbesttir. Benim amacım sadece bu kutlama günü hakkında biraz  bilgi vermektir; yakın zamana kadar Kültürümüzde olmayan bir gelenek olmasınıda hatırlatmakta fayda vardır diye düşünüyorum.</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<h2><strong>Hıristiyan  inancında; Sevgililer Günü </strong></h2>
<p>Sevgililer Günü, her yılın 14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel gün. Kökeni, Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına dayanan bu gün,  Valentine  ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda “Aziz Valentin Günü” (İngilizce:  St. Valentine’s Day) olarak bilinir. Valentine kelimesi,  Batı  medeniyetlerinde  hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kullanılır.</p>
<p>Günümüzde, bazı toplumlarda sevgililerin birbirine hediyeler aldığı, kartlar gönderdiği özel bir gün olarak devam etmektedir.  Tahminlere göre 14 Şubat günü, tüm dünyada 1 milyar civarında kart gönderilmektedir. Bunun yanı sıra hediye alımlarından kaynaklı piyasada satışlar artmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tarihçe</strong></p>
<h2>Şubat ayı bereket festivalleri</h2>
<p>Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon  ayı olarak adlandırılmıştı ve  Zeus  ile  Hera’nın kutsal evliliğine adanmıştı.</p>
<p>Antik Roma’da  15 Şubat, bereket tanrısı  Lupercus’un onuruna,  Lupercalia</p>
<p>günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus’un din adamları tanrıya keçi</p>
<p>kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi</p>
<p>derisi ile Lupercus’u simgeleyerek,  Roma  sokaklarında koşturup,</p>
<p>karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve</p>
<p>bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.</p>
<p>Lupercalia bayramının arifesi olan 14 Şubat’ta genç erkeklerin genç kızların isimleri yazılı kura çekerek bayram boyunca ‚çift’ olma alışkanlığı vardı. 469’da Papa bu gayri-Hıristiyan bayramını yasaklayarak sadece kura çekilişine izin verdi. Ancak artık kuralarda kızların değil azizlerin isimlerini yazılıydı.</p>
<h2><strong>Valentine</strong></h2>
<p>1908  tarihli  Katolik Ansiklopedisi’ndeki eski şehitler listesinde, 14 Şubat gününe kayıtlı, inancı yüzünden öldürülmüş üç tane Aziz Valentine geçmektedir:</p>
<p>Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı tarihi dökümanlarda hiç geçmemektedir ve kimi tarihçilere göre sadece bir efsanedir. Valentine’nin onuruna kutlama günü,  14 Şubat 496  yılında Papa Gelasius tarafından ilan edilmiştir.</p>
<p>1969 yılında kilise takviminden Aziz Valentine gününü çıkarmıştır.</p>
<h2>Orta Çağ</h2>
<p>Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak  14. yüzyıla ait kaynaklarda görülmektedir. 1381 tarihli Parlement of Foules adlı kitaba göre, Fransa’da ve  İngiltere’de 14 Şubat geleneksel olarak kuşların çiftleşme günü olarak bilinmekteydi. Günün bu özelliğinden dolayı sevgililer birbirlerine güzel sözler yazan notlar vermekteydi ve bu notlarda birbirlerine Valentine diye hitap etmekteydiler.</p>
<p>Hıristiyan  olduğu için öldürülmüş din adamı Valentine ile romantik aşk arasındaki ilişkiyi anlatan efsanelerin 14. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu efsanelerde geçen başlıcaları şöyledir:</p>
<ul>
<li>Valentine, öldüreleceği günden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine „Valentine’ninden“ imzalı bir aşk notu vermişti.</li>
<li>Romalı askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemlerde; gizlice evlenmelerine yardım etmişti.</li>
</ul>
<h2>Günümüzde Sevgililer Günü</h2>
<p>14 Şubat, 1800 yıllarda Amerika’lı Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış, sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.</p>
<p>Sevgililer günündeki en yaygın uygulama eşe ya da sevgiliye verilen karttır.</p>
<p>Bu kartlara sevgi mesajları, aşk şiirleri vs. yazılır.</p>
<p>Özellikle batı medeniyetlerinde, sevgilisi olmayanlar hoşlandıkları kişilere kart gönderir. Alıcı kişi, içinde genellikle  „Sevgilim olur musun?“ yazan bu imzasız kartın kimden geldiğini bulmaya çalışır. Sevgililer gününde hemen herkes sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler verir. Bu hediyelerin başında  çiçekler ve çikolata gelir.</p>
<p>Sevgililer Gününü çiftler genellikle başbaşa geçirirler. Başbaşa gidilen romantik bir yemek, ya da evde hazırlanan romantik bir sofra en yaygın kutlamalardandır.</p>
<p>Çiftler, Sevgililer Günü’nün gecesinin de özel olması için çaba gösterirler. Kimi çiftler, bu güne has, cinselliği ön plana çıkarıcı kıyafetler ve iç çamaşırları alırlar. En çok tercih edilen renk, tutkuyu sembolize eden kırmızıdır.</p>
<p>Bunların yanı sıra, Sevgililer Günü çok sayıda evlenme teklifinin de gerçekleştiği bir gündür.</p>
<p>Dünyada sevgililer günü</p>
<p>Hristiyan kökenli bayramlardan biri olduğu için bir çok müslüman ülkesinde hoş karşılanmamaktadır. Suudi Arabistan’da resmi olarak da kutlama etkinlikleri ve İslami olmayan bu Hristiyan Bayramının kutlanmasında kullanılan ürünlerin satışı ülkede yasaklanmıştır.</p>
<p>Kaynak:</p>
<ul>
<li>İngilizce Wikipedia</li>
</ul>
<p>Derleyen: Mehmet Sungur 14.02.2011</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/925/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/925/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=925&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/14/sevgililer-gunu-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/kirmiz-gc3bcl.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kirmiz-gül</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mübarek gitti; &#8220;Mübarek&#8221; olsun..!</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Feb 2011 11:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan sevgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=914</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Sungur Hüsnü Mübarek istifa etti, Şimdi ne olacak? Uzun bir tarihe ve yüklü bir Kültüre sahip olan Mısır halkı 32 yıllık bir süreden sonra Hüsnü Mübarek’ten kurtuldu(mu)? İnşallah öyle olur, başka Mübarek’ler yerini almadan istenilen hedefe ulaşılır. Mısır, Arap &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=914&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#008000;">Mehmet Sungur</span><a rel="attachment wp-att-915" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/misir_piramit/"><br />
</a></p>
<p>Hüsnü Mübarek istifa etti, Şimdi ne olacak?</p>
<p><a rel="attachment wp-att-915" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/misir_piramit/"></a><a rel="attachment wp-att-915" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/misir_piramit/"><img class="alignleft size-full wp-image-915" title="misir_piramit" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/misir_piramit.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p>Uzun bir tarihe ve yüklü bir Kültüre sahip olan Mısır halkı 32 yıllık bir süreden sonra Hüsnü Mübarek’ten kurtuldu(mu)? İnşallah öyle olur, başka Mübarek’ler yerini almadan istenilen hedefe ulaşılır.</p>
<p>Mısır, Arap Dünya’sının önemli bir devleti olduğu inkar edilemez. Ancak yakın tarihinde bu önemli pozisyonunu kullanamamıştır. Despot bir yöneticinin Olağanüstü hal yönetiminin esiri olmuştur. Tabii ki batı desteğiyle. Batılılar bir dalda iki kuş görmeden taş atmaz olduklarına göre, şimdi ne olacak ?</p>
<p>Asıl sorulacak olan soru; Batılı devletler bu durumu nasıl değerlendirecekler ve kendi çıkarlarını nasıl yeni rejimle aynı çatı altında uyumlu bir duruma koyabilecekler. Çünkü, Batılılar öyle kendileri için var olduğunu iddia ettikleri; kendi tabirleriyle söylemek lazimse; Batılı değerler (Westliche werte) çıkarlarının tehlikeye girdiği zaman o kadar ciddiye almazlar, hatta onları bin bir türlü beceriyle ihlal edebilirler. Örnek verecek olursak; bunu Filistin’de Irak&#8217;ta ve Afganistan&#8217;da görebiliriz. Onlar gerçek anlamda kendilerinin koymuş oldukları değerlerin nöbetçisi olsalardı (?) bu gün orta doğuda çoktan barış ve huzur olurdu&#8230; ve bunun yanında ayrıca İran konusunda daha farklı bir politika izlerlerdi.</p>
<p>Mısır halkı bu önemli ve tehlikeli dönemde çok dikkatli olmalıdır. Asker geçici olarak idareyi ele alması doğrudur diye düşünüyorum, tabii geçici olarak. Ayrıca İsrail’in tutumu merak edilecek unsurların başını oluşturuyor.</p>
<p>Bilinmesi gereken diğer bir hususta, ABD ‘in tutumu ne olacaktır. Çünkü Amerika artık eskisi gibi orta doğuda nüfuz sahibi olamayacağını biliyordur, bu durum ABD’yi hırçınlığa iter mi?&#8230; bilinmez. Yeni hükümet dengeli bir politika uygulamakta çok dikkatli olması;&#8230; zorunlu olması gereken adımların başında gelmelidir. Hırçın bir Amerika yaralı bir boksöre benzer, ve yumruklarının hedefini seçmekte zorluk çekebilir. Ayrıca Fransa, İngiltere ve Almanya, bir başka deyişle Avrupa, Süveyş kanalının kapanabileceğini düşünmek dahi istemezler, çünkü Avrupa’nın Enerji ihtiyacı sekteye uğradığında yaralı Kaplan olmaktan çekinmezler&#8230; yaralı Kaplanları hepimiz çok iyi tanırız; Tarih bunu bizlere çok defa öğretmiştir.</p>
<p>Aydınlık günlerin Mısır halkının geleceğine ışık tutabilmesi, yeni oluşturacakları rejim’in kendileri için en iyisi olması umuduyla; “Mübarek” olsun&#8230;.Kutlu olsun&#8230;!</p>
<p>Kalın Sağlıcakla</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<p>12 Şubat 2011 Cumartesi</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/tarih/'>TARİH</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/vatan-sevgisi/'>Vatan sevgisi</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/914/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/914/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=914&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/12/mubarek-gitti-mubarek-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/misir_piramit.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">misir_piramit</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Maria Magdelana; Defne(dilseydi) ne olurdu ?</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/09/maria-magdelana-defnedilseydi-ne-olurdu/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/09/maria-magdelana-defnedilseydi-ne-olurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2011 14:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>
		<category><![CDATA[İz birakanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=900</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet SUNGUR Yahudiler Maria Magdalena yı fahişelikten dolayı tutuklarlar. İsa Peygamberi sınamak için önüne getirirler. Bu kadını fahişelik yaparken yakaladık, bu günahkarın cezası nedir diye sorarlar. İsa Peygamber hiç beklemedikleri şekilde &#8220;taşlanarak öldürülmeli&#8221; der. &#8220;şimdi herkes eline bir taş alsın&#8221; &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/09/maria-magdelana-defnedilseydi-ne-olurdu/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=900&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a rel="attachment wp-att-901" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/09/maria-magdelana-defnedilseydi-ne-olurdu/ikiyzlinsanlar/"><img class="alignleft size-full wp-image-901" title="ikiyzlinsanlar" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/ikiyzlinsanlar.jpg?w=593" alt=""   /></a></h2>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p>Yahudiler Maria Magdalena yı fahişelikten dolayı tutuklarlar. İsa Peygamberi sınamak için önüne getirirler. Bu kadını fahişelik yaparken yakaladık, bu günahkarın cezası nedir diye sorarlar. İsa Peygamber hiç beklemedikleri şekilde &#8220;taşlanarak öldürülmeli&#8221; der. &#8220;şimdi herkes eline bir taş alsın&#8221; diye de ekler. Yahudiler kadını bağlarlar ve ellerine atacakları taşları alırlar. atmadan önce; İsa Peygamber son sözünü söyler &#8220;şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın&#8221; diyerek taşlamanın başlatılmasını önerir. Ancak ne varki, kimse buna cesaret edemenişti; çünkü hepsinin bir yerlerde saklı tuttuğu bir günahı vardı.Sonuç olarak Maria Magdelana öldürülmekten kurtulmuştu.</p>
<p>Bundan iki bin küsür yıl önce yaşanmış olan bir olay bu gün geçerli olmadığı toplumda yaşamak biraz üzücü bir durumdur.</p>
<p>Maria Magdelana yaşıyordu, kendisini müdafaa edebilme olanakları mevcut idi, ona atılan suçlamayı temize çikarabilme şansıda mevcuttu, ya aramızda olmayan, ebediyyete göçmüş olanlar böyle suçlamalarla karşılanırsa onların hangi seçeneği olabilirki..?</p>
<p>Topluma her gün bir şeyler vermeye çalışan insanlar var aramızda, onları ekranlarda oldukları ve bize hoş saatler yaşattıkları süre alkışlarız, ancak kulislerin arkasında neler olduğunu merak etmek aklımıza gelmez. Aramızdan ayrıldıklarında; bazı dostları “ ekranlardan” bir yıldız kaydı diyerek üzüldüklerini dile getirirler, bazılarıda sorgu mahkemelerini kurarlar.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde de aynen öyle oldu, aramızdan bir insan kötü tesadüflerle dolu bir zaman dilimi içersinde hayatını kaybetti, ebediyyete göçtü. Defne Joy Foster olarak ekranlarda tanıdığımız, bu kişi Magazin dünyasında ve diğer basında yeterinden fazla abartılmış olarak haber ve yorum konusu oldu, taciyeler, üzüntüler doğal olarak dile getirildi&#8230; bende üzüldüm, çünkü bir daha geri gelmemek üzere aramızdan bir insan ayrılmıştı.</p>
<p>Gel görki&#8230; insan oğlu ölenleride rahat bırakamıyor. Bazı yorumcu “akademisyen” köşe yazarları arsız ve kabul edilemiyecek bir şekilde olayın arka perdesini aralamak istediler ve çirkin bir uslupla Defne Joy Foster hanımın hayatını, yaşam tarzını eleştirmekten geri kalamadılar. Defne Joy Foster hanımın arkada bıraktığı aile ve onu sevenlerine hakaret edercesine bunu yaptılar; ve onun ölüm anında aynı zamanı ve zemini paylaşan insanıda “kerata” diye tanımsadılar.</p>
<p>Defne Joy Foster hanımın yaşam tarzı hoşunuza gitmeyebilir&#8230;ancak onun arkasından pervasızca makale yazmak hakkınız olmadığını untmamalısınız. O insan ölmüş artık, kendisini müdaafa etme şansıda yoktur. <strong>Hem.. söylermisiniz beyler..! varmı aranızda ilk taşı atabilme cesaretini gösterebilecek olan..? !</strong></p>
<p>Tabii&#8230; Defne Joy Foster hanım aramızdan ayrıldı, o yok artık, onu fiziki taşlama olanaklarıda mevcut değil; ancak onunla aynı Zaman ve zemini paylaşan hala aramızdadır, kendisini müdaafa etme olanaklarıda mevcuttur; neden onu sorgulamıyorsunuz? O kişi onunla değilmi idi? O kişi onunla aynı zaman ve zemini paylaşmıyormuydu? aradaki fark ne olabilir?</p>
<p>&#8230;tabii, erkekler “ağlamaz” olduklarını biliyoruz, onlar her zaman yaşam tarzlarıyla örnek sergiliyen canlılardır. Onlar her zaman dürüstlük simgesi olmuşlardır, günah işlemezler, kimsenin namusuna dokunmazlar&#8230; hele hele “fahişe” hiç olmazlar, aynı ortamı paylaşsalar dahi onların yaptığı bir <strong>“keratalıktır” yaramaz çocukların yaptıkları kadar sevecendir; sevecendirler bizim “akademisyen” köşe yazarları sayesinde&#8230;(?)</strong></p>
<p>Söylenecek o kadar çok şey varki&#8230;(?)</p>
<p>Kalın sağlıcakla</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<p style="text-align:center;"><em><strong>Umutlar bize en son veda edenlerdir&#8230; ms.</strong></em></p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/kadina-saygi/'>Kadına saygı</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/iz-birakanlar-2/'>İz birakanlar</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/900/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/900/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=900&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/02/09/maria-magdelana-defnedilseydi-ne-olurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/02/ikiyzlinsanlar.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ikiyzlinsanlar</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adım adım, KADIN HAKLARI</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/09/kadin-haklari/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/09/kadin-haklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Jan 2011 15:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına saygı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=891</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet SUNGUR KADIN HAKLARI İÇİN TÜRKİYE&#8217;DE NELER YAPILDI ? VERİLEN HAKLAR YETERLİMİ , SADECE KAĞIT ÜZERİN-DEMİ KALDILAR ? ÖZET Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak insan haklarına ilişkin değerlendirmeler tek başına kadın haklarının özgünlüğünü karşılamaya yetmemektedir. Kadın haklarının &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/09/kadin-haklari/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=891&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-892" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/09/kadin-haklari/justitia-gottin-der-gerechtigkeit/"><img class="alignleft size-full wp-image-892" title="Justitia - Göttin der Gerechtigkeit" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/01/adalet.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<div>
<p><strong>KADIN HAKLARI İÇİN TÜRKİYE&#8217;DE NELER YAPILDI ?<br />
VERİLEN HAKLAR YETERLİMİ , SADECE KAĞIT ÜZERİN-DEMİ KALDILAR ?</strong></p>
<p><strong><em>ÖZET </em></strong><em> </em></p>
<p><em>Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak insan haklarına ili</em><em>şkin de</em><em>ğerlendirmeler tek ba</em><em>şına kadın haklarının özgünlü</em><em>ğünü kar</em><em>şılamaya yetmemektedir. Kadın haklarının toplumsal yapı, aile ve iktidar ili</em><em>şkileri açısından yeniden yapılandırılması gerekir. </em></p>
<p><em>Ülkemize kadınlara siyasal, yasal ve ekonomik anlamda hakların tanınması Türkiye Cumhuriyetinin kurulu</em><em>şu ile belirgin bir sıçrama yapmı</em><em>ştır, ancak yeterli de</em><em>ğildir. Pozitif ayrımcılık yoluyla kadın ma</em><em>ğduriyetinin her alanda pi</em><em>şirilmesi gerekir, daha yapılacak çok </em><em>şey vardır. </em></p>
<p><strong>1. </strong>İ<strong>NSAN HAKLARININ B</strong>İ<strong>R PARÇASI OLARAK KADIN HAKLARI </strong></p>
<p>İnsan hakları yeryüzünde eşit olarak yaşayan bütün bireylerin birbirlerine karşı salt insan olmaktan kaynaklanan ödevleridir. İnsan haklarından, insanın insan olmaktan kaynaklanan tüm hakları anlaşılmaktadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi de bu çerçevede cins, dil, din, siyasi, milli veya sosyal köken, servet, doğuş veya diğer herhangi bir fark gözetmeksizin, insanın insan olması nedeniyle her insan tarafından yararlanılabilen haklara “insan hakları” denmektedir.</p>
<p>Hukuk tarafından korunmaya değer menfaat olarak hak, doğrudan hukukun konusunu oluş turmaktadır. Hak kavramı insanın salt insan olmak sıfatıyla sahip olduğu özgürlükleri ve olanakları, insanın değerini ya da onurunu meydana getirmektedir. Bu nedenle insan haklarının kaynağı, insanın bu değer yanından gelmektedir. İnsan, belki insan hakları olmadan da yaşayabilir. Ancak böyle bir yaşam insana yakışan bir yaşam olmaz. İnsanın insan olmasından kaynaklanan hakların ihlali veya inkarı demek, insanlıktan, insan olmaktan vazgeçmek demektir. Aslında insan haklarının doğuştan varoluşu sadece algılanabileceğine bu nedenle tanımlanmasına bile gerek olmadığına ilişkin görüşler vardır. Ancak hukuksal açıdan tanım, bir açıklık  sağlama olanağı sunar.  Evrensellik, eskimezlik, değişmezlik, üstünlük, devredilmezlik insan hakları kavramının temel özellikleridir. Sonuç olarak amaç; “insan onurunun korunması” olduğu için bu özellikler zorunlu olarak aranacaktır. Çağdaş pozitif hukuk normlarında bu özelliklerin “ devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlükler” olarak yansıtıldığını görmekteyiz.</p>
<p>18.yy.&#8217;da üzerinde tartış ılan &#8220;İnsan ve Yurttaş Hakları&#8221; kavramı, yeni bir tarihsel açılımı ortaya koyarken tüm insanlara sesleniyordu.  Bu yüzyılda kadın hakları savunucuları, Batı&#8217;da kökten etkiler yaratan hareketin içindeydiler ve erkeklerle birlikte eşitlik ve özgürlük mücadelesi veriyorlardı.</p>
<p>Bu mücadele 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve 1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi&#8217;ni doğurmuştur. Her iki sözleşme ve devam edegelen sözleşmeler, insanlar için vazgeçilmez hakların varlığı ve siyasi iktidarın bu hakları tanıması zorunluluğu üzerinde duruyordu. Ancak, ne yazık ki doğal  haklar olarak isimlendirilen bu hakların, baş ta teorisyenleri olan erkekler olmak üzere kadınları da kapsadığı konusunu kabul etmediler.</p>
<p>Fransız Devrimi&#8217;nden etkilenen Mary WOLLSTONECRAFT (1755-1797), feminist teori tarihinde ilk önemli çalışma olan &#8220;Kadın Haklarının Savunusu&#8221;nu hazırlamıştır. Bu kitap, erkeklerin özgürlük talepleriyle geleneklere karşı açtığı savaşı kadınların da yapabileceği mesajını veriyordu. Özgürlük talebinde bulunmamak kadını onursuz kılacaktır demekteydi. Aynı şekilde, kadın hakları savunucusu Olympe de GOUGE (1748-1793), Kadın Hakları Bildirgesi&#8217;yle doğrudan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi&#8217;ne yönelik bir manifestoda bulunuyordu. Eşitlikten kadın ve erkek eşitliğinin de anlaşılması gerektiğini ileri sürüyor; kamusal mevkilere gelme siyaset yapma konusunda da eşit haklar talep ediyordu. &#8220;Kadına giyotine gitme hakkı tanınıyorsa kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır&#8221; demekteydi. İronik bir şekilde Olype de GOUGE 1793&#8242;deki darbe sonrası giyotinle idam edildi.</p>
<p>19. ve 20.yy&#8217;da, mücadelenin hukuksal alandaki eşitlik söyleminden çok hayatın her alanında yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılığın kaldırılması noktasına yöneldiğini görüyoruz. Bu yaklaş ımla savunulan, tarihsel ve toplumsal olarak cinsiyetten kaynaklanan davranış kalıpları ve rolleri kadınların herhangi bir alandan dışlanmaları için gerekçe olmamalıdır, görüşüdür. Mücadelenin kamusal alanda yer almaya yani siyasi ve sosyal alandaki eşitlik taleplerine dönüştüğünü görüyoruz.</p>
<p>Toplumsal yaşamın, özel alan (ev içi-aile ortam) ve kamusal alan (ev dış ı-çalış ma ortamı) biçiminde bölünmesi ve kadının geleneksel olarak özel alana hapsedilmesi, bu durumun beraberinde getirdiği kalıplarla zorlanma, kadının kendisini insan olarak ve üretimin bir parçası olarak ifade etmesini güçleştirir. Liberal feminizme göre geleneksel özel-kamusal alan ayrımı, kadının erkek karşısındaki ikincil konumunun ana nedenidir. Kadınların kamusal alana girmesini önleyen ve onları özel alana hapseden yasalar ve uygulamaların kaldırılması gerekir. Kadınların özel alana ait görülmesi ve bu alanda da yaşamlarının devlet tarafından tam güvenceye alınmaması ve özel alana hukukun müdahalesinin sınırlı tutulması olgusu, kadınların uzun yıllardır mücadelelerinin odak noktası olmuş tur.</p>
</div>
<div>
<p><strong>2. KADIN HAKLARININ ÖZGÜN YÖNÜ </strong></p>
<p>16.yy.&#8217;daki &#8220;kadın insan mıdır?&#8221; tartış masının bir zamanlar yapılmış olması bile kadın hakları kavramının insan hakları kavramı çerçevesinde tartışılmasını zorunlu kılıyor. Aslında bu tartış manın kökeni kitabi dinlerin Adem&#8217;in topraktan, buna karşım Havva&#8217;nın ise Adem&#8217;in kaburga kemiğinden yaratılmış olmasına kadar götürülebilir. Buna bağlı olarak erkek, uygarlığın ve kültürün yaratıcısı ve ürünü olarak görülürken; kadın, doğanın ürünüdür. Saptamalar kadının ikincilliğini vurgulamak için kullanılmaktadır. Bu yüzden, genel insan hakları ile ilgili düzenlemelerin ayrıca ve özellikleri de dikkate alınarak kadın hakları tarafından tamamlanması gereksinimi doğmaktadır. Kadın haklarının özgünlüğünü belirtmek yapay bir ayrım değil, insan hakları kavramına somut bir içerik kazandırabilmenin ön koşuludur. İnsan hakları kavramının salt &#8220;insan&#8221; soyutlaması içinde ele alınması, insan-erkek kavramı ilişkisinde somutlaştığı için ataerkil anlayış ın sürdürülmesi ve pekiştirilmesinden baş ka bir işe yaramamaktadır. Bu nedenle, insan hakları kavramının kadın hakları kavramı ile de tamamlanması gereği doğmaktadır.</p>
<p>Kadının insan hakları konusuna ilişkin iki temel yaklaşım vardır:</p>
<p>− Evrenselci yaklaşım</p>
<p>− Kültürcü yaklaşım</p>
<p>Evrenselci yaklaşım; insan haklarının evrenselliğinden yola çıkmaktadır. İnsan hakları belgelerinde yer alan hakların tümünden kadınlar yararlanmalıdır düşüncesini savunmaktadırlar.</p>
<p>Kültürcü yaklaşım ise; tüm toplumlarda geçerli olabilecek insan hakları anlamında ortak değerlerin bulunmasının olanaksızlığından yola çıkar. Ancak bu yaklaşımda, kadınlara karşı yapılan ayrımcılıkların kültürel farklılıklara dayandırılarak haklılaştırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Her kültürün kendi değerleri çerçevesinde ele alınması kültürün genel yaklaş ımının, kadını belirli bir noktaya hapsetmesine engel olmayacaktır. Bunun anlamı, bazı farklılıklar gösterse bile genel ataerkil kastın kırılamayacağı noktasına ulaşır. Böylece bir çifte standart yaratılmaktadır. Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleş mesi (CEDA W.1981), insan hakları belgeleri içinde en çok çekince konulan sözleşmedir. Bu sözleşme, bir ş ekilde imzalanmış bile olsa yasalarla tanınmış pozitif hakların, tek başlarına değil, egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde varolduğu gerçeğini de göstermektedir.</p>
</div>
<div>
<p><strong>3. TÜRK</strong>�<strong>YE’DE KADIN HAKLARI TARİHİ</strong></p>
<p>Her toplumda olduğu gibi kadının Türk toplumunda da önemli bir yeri vardır. Kadın, anne olarak aile ve toplum arasında bir köprü görevi görür. Kadının toplumdaki yeri ve görevleri derken önce onun bir fert olarak gerekli kişiliği kazanmasını, sonra da aile içinde ve toplumun içinde gerekli yeri alması düşünülmelidir.</p>
<p>Tarihsel gelişim içinde Türk kadınının toplumdaki yeri üzerinde durulursa, kadının çeşitli Türk devletlerinde önemli ve saygın bir konuma sahip olduğunu görürüz. Kadın sadece ev içinde değil, dış alanda hatta yönetimde bile önemli bir pozisyona sahipti. Ancak Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kadının sorumluluğunun eve yönelmesine ve dışarıdan soyutlanmasına, İslam dini dolayısıyla ilişkilerin yoğunlaştığı geleneksel ortadoğu alışkanlıklarının etkisi olmuştur aynı negatif etki Bizans geleneğinden de gelmektedir. Osmanlı toplumunda toplum yapısının cinslerin ayrımı üzerine kurulmuş olması, iki ayrı dünyayı ortaya çıkarmıştır. Erkeğin dünyası kamusal, kadının dünyası ise özel ve mahremdi varlığı ancak aile içinde söz konusu edilebilirdi. Eve kapanıp örtünmeye mahkum edilen kadın, toplum hayatındaki rollerini kaybetmiştir. Bu durum Tanzimat’la birlikte gelişen özgürleşme ve eğitim talepleriyle değişmeye başlamıştır. Tanzimat dönemi yazarlarının batılı hak taleplerinin içinde kadının sorunlarına çözüm üretmek için kamuoyu oluşturma istemi de vardı. Özellikle 19.yüzyılın sonlarına doğru önemli  bir çıkış olarak “Hanımlara Mahsus Gazete” üzerinde durmak gerekir. Kadın yazarların önemli katkıları olarak çıkan bu gazeteye ek olarak bir çok entelektüel erkek de kadın özgürleşmesinin gereği üzerinde durmuşlardır. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Ziya Uşaklıgil, Namık Kemal önemli isimlerdir. Devam eden dönemde bir çok karmaşadan sonra ikinci Meşrutiyet bazı tartışmalar için olanak yaratmış olmakla birlikte örneğin örtünme ile ilgili yeni yasa taleplerinin de gündeme getirildiği bilinmektedir. Meşrutiyet döneminde bir çok kadın derneği kurulmuştur. İlk kadın derneklerinin daha çok hayırsever amaçlarla kurulmuş olduğunu görürüz. İkinci Meş rutiyetle ortaya çıkan önemli değişimlerden birisi de ev içinde gerçekleşen eğitimden kadınlar için de okulda eğitime geçilmiş olmasıdır. 1917 tarihli Hukuk-u Aile Kararnamesi üzerinde özel olarak durmak gerekir. Bu Kanun Hükmünde Kararname, İslam ülkelerinde hangi dinden olursa olsun herkesi kapsayan ilk standart belge olma özelliği göstermektedir. Bu kararname ile kadınlara boşanma ve poligamiye karşı bazı haklar tanınmakta, evlenmelerde her dinden teba için devletin kontrolü şart koşulmaktadır. Ancak yasa 1919 Haziranı&#8217;nda yürürlükten kaldırılmıştır.</p>
<p>Birinci Dünya Savaş ının yarattığı ortam  bütün dünya da olduğu gibi ülkemizde de kadınların geleneksel rollerinde zorunlu bir değişimi ortaya çıkarmış tır. Savaşın çok kısa bir sürede</p>
<p>topyekün bir savaşa dönüşmesi erkeklerin cepheye gitmesini kalan alanlarda ve geri hizmetlerde kadın gücüne ihtiyaç duyulmasına yol açmıştır. Gündelik hizmetlerin yanında askerlerin gereksinimlerini karşılamak için açılan yeni fabrikalarda kadın işçilerin istihdam edildiğini görmekteyiz.</p>
<p>Ülkemizde, Birinci Dünya Savaşının yenilgi ve 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile sonuçlanmasıyla ortaya çıkan acı tabloda hemen hemen hiçbir hakkı olmayan kadınların da çeş itli mitinglerle protestoları vardır. Başlayan Kurtuluş savaşı sadece bir cephe savaşı olarak kalmamış yeni bir yapılanmanın hem kurtuluşu hem de kuruluşuna dönüşmüş tür. Kurtuluş Savaş ında Türk kadını önemli etkinliklerde bulunmuş ve vatanını canı gönülden savunmuştur. Tarihimizin en zorlu dönemi olan 1914-1923 yılları, kadın haklarına ilişkin de yeni bir çizgiyi gündeme getirmiştir.</p>
<p>Atatürk’ün Türk toplumunu çağdaş uygarlık yörüngesine oturtmak gibi büyük amacının iki önemli yönü vardır; Birincisi, gelenekçilik tutumunu yok etmek, ikincisi de bu yörüngeye uygun kuralları, kurumları, örgütleri yerleştirmek, toplumun yeni kuşaklarını buna göre yetiştirmektir. Bu anlamda Cumhuriyet dönemi geliş meleri bir yenilenme arayışı olarak adlandırılabilir.</p>
<p>Atatürk, Türk toplumunun temeli kabul ettiği aileye ve ailenin de direği olarak gördüğü kadına, çok büyük önem vermiştir. Atatürk, ailenin bireylerine bireyler arası ilişkilerine ve bu bireylerin huzur ve mutluluğuna eğilerek onları eğitimde ve iktisatta çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaya çalışmıştır. Özellikle hukuk alanında kadınlara geniş haklar tanımış tır.</p>
<p>Atatürk’ün kadının statüsüne ilişkin yaklaşımları evrensel niteliktedir ve son derece geniş bir perspektife sahiptir ve bu perspektif yeni cumhuriyetinde en belirgin özelliklerinden birisidir. Atatürk, 1923 yılında “..şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” ya da “ ..toplumun baş arısızlığının asıl sebebi kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diğer bir organı işlemez ise o toplum felç olur” derken bu yaklaşımını dile getirmektedir. Bu hedef için önemli bir başlangıç olarak 1924 yılında yürürlüğe konulan Tevhid-i Tedrisat kanunu bir yandan eğitimi merkezileştirip bir düzene sokarken diğer yandan kadın nüfuza ilkokul, orta okul ve yüksekokul öğreniminin kapılarını açmıştır. Bunun anlamı cinsiyet ayrımı gözetilmeden eğitimde eşitlik olanağının yaratılmasıdır.</p>
</div>
<div>
<p><strong>4. S</strong>İ<strong>YASAL HAKLAR </strong></p>
<p>Siyasi Sosyalleşme Kuramları olarak adlandırılan ve kadının siyasal karar alma süreçlerinden ayrı kalmasının toplumsal yapıya etkilerini irdeleyen sosyolojik çalışmalar toplumsal gelişmeye ve tipikleştirmeye bu eğilimin etkisinin ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Kız ve erkek çocuklarının, çocukluktan itibaren ayrı ilgi alanlarına itilmeleri ve sosyalleşme sürecinde erkeğe karar verme rolü yüklenirken, kız çocuklarına edilgen oluş , bağımlılık ve ikincillik rolleri öğretilmektedir. Bu durum doğal olarak siyasal karar alma süreçlerinden kadının uzaklaşması sonucunu doğurmaktadır.</p>
<p>Siyasal haklar açısından Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin iki temel ekseni üzerinde durmak gerekir. Bunlar ulusçuluk ve uygarlıktır. Bu iki amacın gerçekleşmesi için toplumsal yaşam içinde kadının konumunun güçlendirilmesi gerekiyordu. Bu hedef çerçevesinde yaratılan yeni kadın tipini Halide Edip Adıvar şöyle çizmektedir: &#8220;Ulusu için yararlı olmaya çalışan, siyası alanda erkeklerin yanında yerini alan, buna karşın müşfikliğinden kaybetmeyen, ağırbaşlı, arkadaş , vatanının anası, halkçı kadın&#8221; tipi. Bu yaklaşımda birbirine karşıt olarak algılanan değerleri uzlaş tırarak yeni bir kadın imgesi yaratmıştır. Bu imgenin toplumsal yaşama ve yönetimine etkin katılımı siyasal hakların tanınması ile gerçekleşebilecektir.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci döneminin sonlarına doğru, kadınlara siyasi hakların verilmesi yolunda kadınlar tarafından dileklerde bulunulmuş , bazı konferanslar verilmiş bu konuda bir takım kadın dernekleri harekete geçmiştir.</p>
<p>Türk kadınının siyasal haklardan yararlanması da Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ile dünya ülkelerinin bir çoğundan önce olmuştur. 3 Nisan 1930 gün ve1580 sayılı yasayla Türk kadınının önce belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Daha sonra 26 Ekim 1933 gün ve 2349 sayılı kanunla da kadınlar köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlığa seçme ve seçilme haklarını elde etmişlerdir. Daha sonra 1934 tarihli ve 2599 sayılı yasayla milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmış tır.</p>
<p>1935 yılında yapılan ilk genel seçimde de 18 kadın milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisine girmiştir. Bu günümüze kadar mecliste ulaşılmış en yüksek milletvekili kadın üye sayısıdır. Ne yazıkki eğitimli kadın sayısı Cumhuriyet’in ilk yıllarına göre çok artmış olmasına rağmen halen yeteri kadar kadın temsilinin mecliste yer aldığından söz edemeyiz.</p>
<p>Kadınların siyasal haklarını kullanmaları bakımından 1935-1991 dönemi incelendiğinde kadın temsilcilerin tek partili dönemde Meclis içindeki oranlarının daha yüksek olduğu, çok partili demokrasiye geçildiği dönemde ise kadın parlamenter sayısının giderek azaldığı görülmektedir.</p>
</div>
<div>
<p><strong>5. YASAL HAKLAR </strong></p>
<p>Bu başlık altında Türk Hukuk Devriminin en önemli kazanımlarından birisi olan Medeni Yasa&#8217;nın üzerinde özel olarak durmak gerekmektedir. Hukuk devriminin en önemli yasası olarak hazırlanan 1926 tarihli Türk Medeni Yasası toplumun yeni anlayışının bel kemiğini oluş turmuş tur. Türk Medeni Yasası bir çok olumlu düzenlemesinin yanında,  kadının sosyal yaşamını da çağa uygun olarak yeniden düzenlemiş tir. Medeni kanunun amacı adet ve görenekleri tercüme etmek değil, tersine modernliğin ilkelerine uygun yeni bir aile yapısı getirerek, bu adet ve görenekleri aşmaktır. Kadının temel haklarının yanında tek eşliliğin kabulü, boşanmanın yargıya taşınması, mülkiyet edinmede ayrımın kaldırılması, eşit ücret olanağı, ve özellikle din ve devlet iş lerinin birbirinden ayrılmasıyla kadın üzerindeki görünür görünmez bir çok baskının kaldırılması olanaklarını da yaratmıştır. 19. yüzyılda meydana getirilen medeni kanunların hemen hepsinde, kadın ve erkekten her birinin özellikle aile içi fonksiyonları arasında fark gözeten klasik anlayışa sadık kalınmıştır. Bunun anlamı bazı noktalarda eşitlik prensibinden ayrılmış olmadır. Oysa günümüzdeki gelişmeler kadın erkek arasındaki farkların giderek silinmekte olduğunu göstermektedir. Buna bağlı olarak eşitlikçi taleplerin artarak hukuksal yapıda da varlık kazanmaya baş lamıştır.</p>
<p>Hukuksal gelişim ve değişim açısından şu noktalar üzerinde özel olarak durulması gerekmektedir;</p>
<ol>
<li>.                      <strong>• Monagamik yani tek e</strong><strong>ş </strong><strong>le evlili</strong><strong>ğ</strong><strong>in sa</strong><strong>ğ</strong><strong>lanması, </strong></li>
<li>.                      <strong>• Süreli evlenmenin (Müt’a) yasaklanması, </strong></li>
<li>.                      <strong>• Evlenmeye zorlanmanın yasaklanması, </strong></li>
<li>.                      <strong>• Bo</strong><strong>ş</strong><strong>anma hukukunda e</strong><strong>ş</strong><strong>itli</strong><strong>ğ</strong><strong>in getirilmesi ve resmiyete ba</strong><strong>ğ</strong><strong>lanması, </strong></li>
<li>.                      <strong>• Kadına </strong><strong>ş</strong><strong>iddet uygulanmasının yasaklanması, </strong></li>
<li>.                      <strong>• Miras bölü</strong><strong>ş</strong><strong>ümünde e</strong><strong>ş </strong><strong>itlik. </strong></li>
</ol>
<p>Türk toplumu medeni yasanın yürürlüğe girdiği 1926 yılından günümüze kadar sosyal, ekonomik ve kültürel bakımdan büyük değişim ve gelişim geçirmiştir. Özellikle kentli insan nüfusunun kırsal kesimde yaşayanlara oranla hızla artışı yeni toplumsal gereksinimler doğurmuştur. Kentsel değerler toplumsal yaşamda belirleyici olmaya başlamıştır.</p>
<p>Yukarıda sayılan hususlar konusunda Medeni Yasa&#8217;nın düzenlemesi büyük bir adım olmakla birlikte Medeni Yasa’da yapılan son değişikliklerle, kadının statüsü daha da iyi bir konuma yükseltilmiştir. Özellikle evlilik birliğinde edinilen malların eşler arasında hakça bölüşümüne iliş kin yeni kabuller, kadın hakları açısından ciddi kazanımlar sağlamıştır.</p>
</div>
<div>
<p><strong>6. EKONOM</strong>�<strong>K HAKLAR </strong></p>
<p>İş , Sosyal Güvenlik ve Sağlık yasalarında kadınların korunmasına dair pek çok hüküm yer almaktadır.</p>
<p><strong>1475 Sayılı İ</strong><strong>ş Yasasına Göre; </strong></p>
<ol>
<li>.                      <strong>•          Maden ocakları, kablo dö</strong><strong>ş</strong><strong>emesi, kanalizasyon ve tünel in</strong><strong>ş</strong><strong>aatı gibi yer altı ve su altında çalı</strong><strong>ş</strong><strong>ılacak i</strong><strong>ş</strong><strong>lerde kadın çalı</strong><strong>ş </strong><strong>tırılması yasaktır (mad.68.) </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Sanayie ait i</strong><strong>ş</strong><strong>lerde kadınların gece çalı</strong><strong>ş</strong><strong>tırılması yasaktır(mad.69.) </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Kadın i</strong><strong>ş</strong><strong>çilerin do</strong><strong>ğ</strong><strong>um öncesi ve sonrası toplam 12 haftalık yasal izin süreleri vardır. Aynı durumdaki kadınlara iste</strong><strong>ğ</strong><strong>i üzerine ücretsiz izin verilebilir (mad.70) </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Gebe ve emzikli kadınların hangi i</strong><strong>ş</strong><strong>lerde ve hangi </strong><strong>ş </strong><strong>artlarda çalı</strong><strong>ş</strong><strong>tırılabilece</strong><strong>ğ</strong><strong>i tüzüklerle düzenlenmi</strong><strong>ş</strong><strong>tir. Çocuklu kadınların çocuklarının bakımının temin edilece</strong><strong>ğ</strong><strong>i kre</strong><strong>ş</strong><strong>lerde hukuken sa</strong><strong>ğ</strong><strong>lanmak zorundadır. </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Emzikli kadın i</strong><strong>ş</strong><strong>çilerin çocuklarına süt vermek için, belirtilecek süreler i</strong><strong>ş</strong><strong>çinin günlük i</strong><strong>ş </strong><strong>süresinden sayılır (mad. 62.) </strong></li>
</ol>
<p>Sosyal Güvenlik Yasası ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. Devlet bunu sağlayacak tedbirleri alır ve kurumları oluşturur hükmünü getirmektedir. Bu kurumların Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu olarak teşkilatlandırıldığını görmekteyiz. Her üç kurum içindede esas olarak emek kullanımı alınmıştır ve cinsiyetçi bir ayrım yapılmamaktadır.</p>
<p>Ancak bir çok bedensel farklılık göz önüne alındığında, kadının konumunun güçlendirilmesi için pozitif ayrımcılık dediğimiz lehe düzenlemelere gereksinim vardır. Bütün dünyada kadının, doğum izninin uzatılması, çocuklarıyla ilgilenmesi için ek zaman verilmesi, ağır işlerde çalış tırılmaması veya çalışma saatlerinin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerle korunduğunu görmekteyiz.</p>
<p>Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bir yandan, belirli bir çalışma sonrası emekli aylığını hak etme ve bunun temini gibi konuları düzenlerken, diğer yandan, çalışanın sağlığının korunması ile ilgili düzenlemeleri de kapsamaktadır. Çalışanın belirli bir yakınlık derecesinde olan ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerde bu kapsam içinde değerlendirilmektedir. Örneğin ölüm halinde maaş ından yararlanma yada belli bir yaşa kadar sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam etme gibi.</p>
<p>Özellikle kadınların iş ve sosyal güvenlik haklarının daha verimli sağlanabilmesi için aş ağıdaki değiş iklikler önerilebilir:</p>
<ol>
<li>.                      <strong>•          Ayarlanabilir i</strong><strong>ş</strong><strong> süreleri, </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Kre</strong><strong>ş</strong><strong> ve çocuk yuvalarının geli</strong><strong>ş </strong><strong>tirilmesi ve yaygınla</strong><strong>ş </strong><strong>tırılması, </strong></li>
<li>.                      <strong>•          Konut, kredi ve tatil olanaklarının arttırılması. </strong></li>
</ol>
</div>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Yararlanılan ve Ba</strong>ş<strong>vurulabilecek Kaynaklar </strong></p>
<p>Tekin Akıllıoğlu. İ<strong>nsan Hakları I. Kavram Kaynaklar ve Koruma Sistemleri</strong>, insan Hakları Merkezi Yayınları No: 17, Ankara 1995</p>
<p>Emel Doğramacı. <strong>Atatürk’ten Günümüze Sosyal De</strong>ğ<strong>i</strong>ş<strong>mede Türk Kadını</strong>, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araş tırma Merkezi Yayını, Ankara 1993</p>
<p>Derleme: <strong>Türkiye’de Ailenin De</strong>ğ<strong>i</strong>ş<strong>imi Yasal Açıdan </strong>i<strong>ncelemeler</strong>, Türk Sosyal Bilimler Derneği Yayını, Ankara 19984</p>
<p>Derleme: <strong>Sosyo-Kültürel De</strong>ğ<strong>i</strong>ş<strong>im Sürecinde Türk Ailesi</strong>, C. 2-3, T.C. Başbakanlık Araş tırma Kurumu Yayını, Ankara 1992</p>
<p>*</p>
<p>Bu çalışma Eskişehir Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde okutulacak ders metni olarak hazırlanmış ve</p>
<p>Toplumsal Yaşamda Kadın Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, Anadolu Üniversite Yayınları,</p>
<p>Eskişehir, 2000’de yayınlanmıştır.</p>
<p>Derleyen : Mehmet Sungur</p>
<p>09.01.2011</p>
<p><span style="color:#008000;"><br />
</span></p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/anne/'>Anne</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/kadina-saygi/'>Kadına saygı</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/891/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/891/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=891&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/09/kadin-haklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/01/adalet.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Justitia - Göttin der Gerechtigkeit</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sen bugün karını dövmedin mi &#8220;PAŞAM&#8221;</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/07/sen-bugun-karini-dovmedin-mi-pasam/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/07/sen-bugun-karini-dovmedin-mi-pasam/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 11:53:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=881</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet SUNGUR İşte o zaman senin cenaze namazın kılınmaz&#8230;(?) Sen kılıbıksın, karısından korkan bir kılıbıktan başka bir şey değilsin ! anladınmı „PAŞAM“? Sen bu gün işten çıktığında „kahveye“ uğramadınmı, hani o taş düzerler ya ! ne diyorlardı onun adına&#8230;? Sen &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/07/sen-bugun-karini-dovmedin-mi-pasam/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=881&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-882" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/07/sen-bugun-karini-dovmedin-mi-pasam/saudische-moderatorin-vom-ehemann-misshandelt/"><img class="alignleft size-full wp-image-882" title="Saudische Moderatorin vom Ehemann misshandelt" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/01/die-welt.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İşte o zaman senin cenaze namazın kılınmaz&#8230;(?)</strong></p>
<p><strong>Sen kılıbıksın, karısından korkan bir kılıbıktan başka bir şey değilsin ! anladınmı „PAŞAM“?</strong></p>
<p><strong>Sen bu gün işten çıktığında „kahveye“ uğramadınmı, hani o taş düzerler ya ! ne diyorlardı onun adına&#8230;?</strong></p>
<p><strong>Sen bu hafta sonu arkadaşlarınla XX Restaurantta yemekde değilmiydin.. hani o elpençe önünde duran Garsonlu Lokantada&#8230; gitmedinmi oraya arkadaşlarınla ? </strong></p>
<p><strong>Gitmişsindir &#8220;PAŞAM&#8221; gitmişsindir&#8230; hemde Karın köyde tarlaya gübre taşırken gitmişsindir. Eğer gitmemiş isen&#8230;(?)</strong></p>
<p><strong>&#8230;işte o zaman Senin Selan dahi okunmaz, çünkü Sen bir kılıbıksın, Karısından korkan bir kılıbıksın !</strong></p>
<p><strong>Hatırlarsın belki ? &#8230; hani o Şapkanı unuttuğun&#8230; çikarmayı unuttuğun; Şapka ile masaya oturmuştunda, Garson gelmişti ve ikaz etmeye dahi luzum görmeden Şapkanı başından almıştı ya ,, işte o Lokanta dan bahs ediyorum. Sonra ne olmuştu bilmem ama, çok kızmıştın Garsona, o kadar kızmıştınki (?) eve gittiğinde hırsını saatin ikilerinde karından almıştın, almıştında zavallı sonraki gün Doktora gitmek zorunda kalmıştı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ama çok akıllı bir kişiliğin olduğu inkar edilemez. Kimin aklına gelebilirki ? dövdüğü karısına üstelik akıllı olmasını salık verir, Doktor sorarsa ne oldu, Senin bu halin ne böyle Kızım?</strong></p>
<p><strong>Ona Merdivenden düştüğünü veya Dolaba çarptığını söyle diye birde yanağından öpmeyide ihmal etmeden&#8230; içinden, inşallah Dr. yutar diye pis pis gülen akıllı bir kişiliğin var olduğu kesinlikle inkar edilemez..(?)</strong></p>
<p><strong>&#8230; edilemez ! &#8230;çünkü Sen !!! &#8230; henüz her türlü Medeniyetten ve Aile kültüründen yoksun kalmış bir zavallısın. Senin Abdestinde şüphelidir, kıldığın namazın günahı-da boynuna olsun ! &#8220;PAŞAM&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sevgili Okuyanlarım,Kardeşlerim !</strong></p>
<p><strong>Siz lere bu yazımda kadına karşı şiddet Teorisinden değil, sadece yurdumuzun bir köşesinde fiilen ; Resmi kaynaklarla ispat edilen gerçeklerden bir küçük liste sunacağım. Bu yüz karası gerçeklere artık son verilsin ! son verilsin Kadın dövmeye, son verilsin insanın insanı köle olarak kullanımına.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ya duymadığımız, duymak istemediğimiz, onları nasıl tahmin edebileceğiz. Yazık çok yazık, hangi Dünya da yaşıyoruz ?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Buyurun, okuyun ! işte gerçekler aşağıda.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kalın sağlıcakla, herşey Gönlünüzce olsun !</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Mehmet Sungur       07.01.2011</strong></p>
<h1><strong><img src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR0HrNFBAy0ASfeGgOILfRzY5pNG_MKS7cv_l7_bZmyOYedoyWuuA" alt="" />DUR ! STOP ! HALT ! &#8230;yeter artık !<br />
</strong></h1>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kadına yönelik şiddetin gerekçeleri arasında traji-komik bahaneler yer alıyor.</strong></p>
<p>Trabzon’da, bu yılın ilk 9 ayında 213 aile içi şiddet olayı meydana geldi. Tamamına yakını kadınlara yönelik olan şiddetin gerekçeleri arasında traji-komik bahaneler yer alıyor.</p>
<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Trabzon şehir merkezi ve ilçelerinde bu yılın 9 ayında polisin sorumluluk bölgesinde 196, jandarma bölgesinde ise 17 kişi aile içi şiddete uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu.</p>
<p>Polisin sorumluluk alanındaki şikayetlerin 108’i şehir merkezinde, 88’i de ilçelerdeki polis merkezlerine yapıldı. Trabzon’un Beşikdüzü ilçesi, 28 şikayetle ilçeler arasında ilk sırada yer alırken, Çaykara, Hayrat ve Dernekpazarı ilçelerinden kayıtlara herhangi bir olay yansımadı.</p>
<p>Şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle şikayette bulunanların ifadelerine göre, kavgalar, çoğunlukla, eşlerin alkollü eve gelmesi sonucu çıkan tartışmalardan kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu olayların tamamına yakınında kadınlar şiddete maruz kalırken, sadece Trabzon’un Of ilçesinde bir erkek, eşi tarafından darp edildiği gerekçesiyle şikayette bulundu. İlçenin Sulaklı Mahallesi’nde oturan F.Y. adlı kadın, ikaz ettiği halde salonun ışığını söndürmediği gerekçesiyle, 23 yıllık eşi İ.F’yi, süpürge sapıyla dövdü.</p>
<p><strong>-SUDAN SEBEPLER VAR-</strong><strong> </strong></p>
<p>Emniyet ve jandarma kayıtlarına yansıyan ifadelere göre, mağduru kadın olan aile içi şiddet olaylarının nedenleri arasında sudan sebepler de yer alıyor.</p>
<p>Mağdurların ifadelerine göre, darp edilmelerine neden olan bazı gerekçeler şöyle:</p>
<p>Beşikdüzü ilçesinde N.K adlı kadın, kendisinden izinsiz çocuğuna oyuncak aldığı gerekçesiyle eşi İ.K tarafından darp edildiğini iddia etti.</p>
<p>Araklı ilçesinde oturan S.Ç, ağlayan bebeğini susturamadığı için kocası F.Ç. tarafından şiddete maruz kaldığını söyledi.</p>
<p>Merkez 1 No’lu Erdoğdu Mahallesi’nde oturan M.N, kendisinden izin almadan evdeki halıyı yıkadığı gerekçesiyle eşi G.N’yi dövdü.<br />
Beşikdüzü ilçesinde M.D, &#8220;Bu çocuk niye yatağa işiyor&#8221; diye sorumlu tuttuğu eşi H.D’ye şiddet uyguladı.</p>
<p>Akçaabat ilçesinde yaşayan M.B, sigara almasını istediği halde kendisine sigara getirmeyi unutan eşi G.B’yi darp etti. Of ilçesinde seyrettiği televizyonun kanalını değiştirmesine sinirlenen S.K, eşi M.K’ya şiddet uyguladı.</p>
<p>Vakfıkebir ilçesinde K.O, &#8220;Niye soba tütüyor&#8221; diye kızan eşi S.O. tarafından darp edildi.</p>
<p>Beşikdüzü ilçesinde eve gelen misafirlerle fotoğraf çektiren Ş.İ, misafirler gittikten sonra, eşi A.İ tarafından &#8220;Neden onlarla fotoğraf çektirdin?&#8221; diye darp edildi.</p>
<p>Merkez Gülbaharhatun Mahallesi’nde oturan F.A, yemeğin tuzu konusunda tartıştığı eşi L.A’ya şiddet uyguladı. Merkez Soguksu Mahallesi’nde oturan A.İ.B, &#8220;Ne biçim karpuz kesiyorsun&#8221;<br />
diyerek, eşi E.B’yi darp etti.</p>
<p>Derleyen: Mehmet Sungur</p>
<p>Umutlar bize en son veda edenlerdir</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/anne/'>Anne</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/kadina-saygi/'>Kadına saygı</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/881/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/881/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=881&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2011/01/07/sen-bugun-karini-dovmedin-mi-pasam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2011/01/die-welt.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Saudische Moderatorin vom Ehemann misshandelt</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR0HrNFBAy0ASfeGgOILfRzY5pNG_MKS7cv_l7_bZmyOYedoyWuuA" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Tartışmayı biliyormuyuz ?</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/12/23/tartismayi-biliyormuyuz/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/12/23/tartismayi-biliyormuyuz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2010 21:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=874</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; Mehmet SUNGUR Ne günlere geldik (!) &#8230; konuşmanın yasak olmadığı günlerde yaşamanın ne kadar güzel olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Öyle sen sus artık kimseler demiyor bize, en azından işi Hakimlere bırakıyorlar, birileri konuşsun mu konuşmasın mı (?) İşte özlenen &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/12/23/tartismayi-biliyormuyuz/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=874&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#008000;"><a rel="attachment wp-att-876" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/12/23/tartismayi-biliyormuyuz/tartismak/"><img class="alignleft size-full wp-image-876" title="tartismak" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/12/tartismak.jpg?w=593" alt=""   /></a></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p>Ne günlere geldik (!) &#8230; konuşmanın yasak olmadığı günlerde yaşamanın ne kadar güzel olduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Öyle sen sus artık kimseler demiyor bize, en azından işi Hakimlere bırakıyorlar, birileri konuşsun mu konuşmasın mı (?)</p>
<p>İşte özlenen bu değilmiydi ?&#8230; biz bu günleri özlemiyormuyduk ? &#8230; özlemiyormuyduk Nazim’lerin Kemal’lerin yazdıklarını serbestce okumak..? Özlemiyormuyduk  cevap vermek duygularımızı böğrümüze basmadan cevap verebilmek ?</p>
<p>&#8230;. özlüyorduk , hemde çok özlüyorduk. Tartışmak istiyorduk, soru sormak istiyorduk, sorularımıza cevap almak istiyorduk ; hür ve özgürce birşeyleri anlatmak istiyorduk. Demokrası istiyorduk, ve bu uğurda ceza almayı, hapiste yatmayıda hiçe sayıyorduk. Zaframızda birikenleri dökmek için hangi çarelere başvurmuyordukki&#8230;(?)</p>
<p>Çok şükürki, o günleri gördük.</p>
<p>Peki biz Tartışmayı biliyormuyuz ? Lügatımızda yeni oluşan bu kavramı iyi anlıyabiliyormuyuz ?</p>
<p>Tartışmak karşılıklı fikirlerin konuşularak ifade edilmek olduğunu biliyormuyuz ? Birimiz komuşurken onu dinlemekde tartışmanın bir parçası olduğunu unutuyormuyuz.. yoksa hiçmi bilmiyoruz ?</p>
<p>Belki bir kesim bilmiyor olabilir; onlara darılmıyorum&#8230; ancak&#8230; O&#8230; (?) bizim Aydın ve Entel kesimlerimizde aynı davulu tokmakladıkları zaman durum farklı bir Kültürsüzlüğü haykırıyor; tartışmak kültürümüzün henüz gelişmediğini bize haykıra haykıra anlattıklarını düşünmekten kendimi alamıyorum.</p>
<p>Ne olur be dostlar ! biriniz konuşurken onu dinlemek, onun söylediklerini anlamak ve onun sözünü ortadan kesmeden ve hatta bağırmadan sussan , olmazmı ?</p>
<p>Olmazmı be kardeşim ,bunu Sizden istemek çokmu ?</p>
<p>Konuşulanları bizimde dinlemek hakkımız yokmu ? Bizim dinlemek ve tartışmayı takıp edebilme hakkımızı neden ipotek altına alıyorsunuz, bu hakkı Size “Aydın ve Entel” leremi verdiler sadece.</p>
<p>Bakınız Efendiler, Hanımefendiler&#8230;. dinlemeyi bilmek istemiyorsanız? .. lütfen tartışmak için davet edildiğiniz Programlara katılmayın.</p>
<p>Sizlere örnek olabilecek olan Meslektaşlarınıza bırakında; bizde tartışılanı ve tartışmak nasıldır öğrenelim&#8230;.! Öğrenelimki, gelecek nesillerimiz her tutkusunu ve istediğini bağırarak değil, konuşarak ve tartışarak çözebilmeyi öğrensin.</p>
<p>2011 yılına girerken tartışmak Kültürümüzün daha anlaşılabilinir bir düzeye gelebilmesi umuduyla !</p>
<p>Hepinize Sağlık dolu mutluluk dolu yeni bir yıl temennim olsun&#8230;!</p>
<p>Kalın sağlıcakla</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<p>23.12.2010</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/874/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/874/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=874&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/12/23/tartismayi-biliyormuyuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/12/tartismak.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">tartismak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Özgür ve Hür olmanın bedeli&#8230;(?)</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/19/ozgur-ve-hur-olmanin-bedeli/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/19/ozgur-ve-hur-olmanin-bedeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 16:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=865</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet SUNGUR Bir bayram daha bıraktık geride. Sevinç gözyaşlarımız hüzünlere döndü. Saymadım&#8230;. ne kadar “kurban” verdiğimizi, ilk günün haberleri yeterliydi tahmin yürütmek için. Fazlaydı&#8230; çok fazla idi verdiklerimiz. Bir “kurban” dahi olsa yinede fazladır diyorum bu Trafik kurbanlarına. Cahil ve &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/19/ozgur-ve-hur-olmanin-bedeli/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=865&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-866" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/19/ozgur-ve-hur-olmanin-bedeli/araba-kazasi-1/"><img class="alignleft size-full wp-image-866" title="araba-kazasi" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/11/araba-kazasi-1.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p><span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p>Bir bayram daha bıraktık geride. Sevinç gözyaşlarımız hüzünlere döndü.</p>
<p>Saymadım&#8230;. ne kadar “kurban” verdiğimizi, ilk günün haberleri yeterliydi tahmin yürütmek için.</p>
<p>Fazlaydı&#8230; çok fazla idi verdiklerimiz. Bir “kurban” dahi olsa yinede fazladır diyorum bu Trafik kurbanlarına.</p>
<p>Cahil ve şımarık, Ehliyetlerini nereden ve nasıl aldıklarını bilmek ve anlamakta zorluk çektiğimiz sürücülerimizin oluşturduğu “kurbanlar” !.</p>
<p>Gördüm çılgını olan bir kitlenin, kesimin uğruna verdiğimiz “kurbanlar”.</p>
<p>Arkada bıraktığımız yetim Çocuklar, gözü yaşlı Anne ve Babalar; henüz duvağı leke almamış gelinler&#8230; ve daha birçok iz bırakabilecek arzu edilmeyen etkenler.</p>
<p> Nedir bu acelecilik, bu heyecan, bu Şovenvari tutkumuz ?. Nedir bu saygısız ve sorumsuzca sergilediğimiz insanlık dramı ?</p>
<p>Nedir bu&#8230;? ..kimselere karşı kendisini sorumlu hissetmeyen tavır ahlakımız ?</p>
<p>&#8230; Allah aşkına, ne zaman düşünmek ve düşünerek hareket etmek duygularımız yeşerecek ? .. ne zaman ?</p>
<p>Karayollarımız belirli bir Limitle donatılmış. Hız limiti konulmuş, uygulanması için sanki bizlere yalvarırcasına levhalar konulmuş&#8230; ama yok; onlar bizi ilgilendirmiyor, biz bildiğimizi yapmakta yarış ediyoruz.</p>
<p>Yahu&#8230; hiçmi düşünmüyoruz ? bu levhalar neden konmuş ?</p>
<p>&#8230; korkarımki ?? birçok ehliyet sahipleri o levhaların bir çoğunun ne “konuştuğunu” anlamakta zorluk çekmektedir. (?)</p>
<p>Bu konulan, bizim güvenliğimiz için milyarlar harcanarak donatılmış olan yollarımızın konulan kurallarını hiçe saymak şımarıklılığını nereden alıyoruz ?&#8230; bu nasıl cürettir ?</p>
<p>Ülkemizde üretilen Araçların ve yollarımızın konulan bu limitlerden fazlasını taşıyamazlar olduğunu neden anlamak istemiyoruz ? Kullandığımız aracın güvenlik derecesini, duyarlılığını, reaksiyon tavrını bilmiyormuyuz ..?</p>
<p>Bilmiyorsak birşeyleri yalnış ve sorumsuzca yapıyoruz demektir !.</p>
<p>Sükseli ve göz alıcı Aksesuarlar aracımızın teknik güvencesinin ölçüsü olmadığını anlamıyoruz veya bilmiyoruz.</p>
<p>Konulan kuralları çiğneyerek, onları hiçe sayarak, bilmediğimizi öğrenmek yerine.. herkes kendi kurallarını kendisi yaparsa (?) o zaman bir Trafik anarşisiyle karşı karşıya kalırız.</p>
<p> Efendiler !</p>
<p>Özgür ve Hür olmanın bir bedeli vardır !</p>
<p>Hem öyle sanıldığı kadarda pahalı değildir !</p>
<p>Beklediğiniz saygıyı başkalarınada göstermektir bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p>Medeni olmaktır bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p>Kültürlü olmaktır bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p>İnsan sevgisidir, insanı sevmektir bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p>Şımarık ve Şovenvari olmamaktır bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p>&#8230; kısa ve öz ; İnsan olmaktır bu &#8220;bedel&#8221;.</p>
<p> Fazla bir şey istenmiyor bizden ! herkesin ödeyebileceği, ödemesi zorunlu olan bedeller.</p>
<p>Eğer biz bu bedelleri Çocuklarımıza doğduklarından hemen sonra ödetirsek.. zaten bunların bir bedel değil, bir ana etken olduğunu öğrenirler ve o zaman bugünkü ödemek zorunda kaldığımız bedelleri onlar ödemek zorunda kalmazlar !</p>
<p>İşte&#8230; !</p>
<p>Özgür ve Hür olmanın bedeli Çocuklarımıza vereceğimiz eğitimle başlıyor. Onlar doğduklarında bir oyuncak bebek değilde&#8230; ailenin bir tam üyesi olduklarını anlamalıyız, onları hayata hazırlamak sorumluluğunu bizden kimse alamaz olduğunun bilincini oluşturmalıyız. Onlara sınır koyup sorumluluk vermeliyiz.Çocuklarımızın kişiliklerine saygı duyarsak, onlarda saygı ve sevgiyi öğrenirler.</p>
<p>Ancak, koyduğumuz yasakları  neden koyduğumuzu mutlaka anlatmalıyız ! yoksa bu günkü düşünce ve Ailede verdiğimiz terbiye ve eğitimle daha çok bedeller öderiz. &#8230;.çok yazık &#8230; içim sızlıyor !</p>
<p>&#8230;içim sızlıyor ; bazı gördüm delisi olanlar Özgür ve Hür olmayı yalnış anlıyorlar. Onlarında sınırlı ve sorumlu olduğunu anlamak istemiyorlar (!)</p>
<p> Tüm acı çekenlerin acısını bir insan olarak paylaşırken, bir daha acı çekmek zorunda kalmamaları umuduyla !</p>
<p> Kalın Sağlıcakla, herşey gönlünüzce olsun !</p>
<p> Mehmet Sungur</p>
<p> 19.11.2010</p>
<p>Ümitler bize en son veda edenlerdir&#8230;&#8230;.</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/865/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/865/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=865&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/19/ozgur-ve-hur-olmanin-bedeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/11/araba-kazasi-1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">araba-kazasi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ne Güzeldir Bayramlar</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/15/ne-guzeldir-bayramlar/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/15/ne-guzeldir-bayramlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 21:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Hasret]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=848</guid>
		<description><![CDATA[İnsan bir başka oluyor Bayramlar gelince. Duygular bir heyecan oluşturuyor; insan özlediklerini bir başka arıyor. Yollara bakıyor kime önce gidem diye. Yollara bakıyor kimler gelecek diye&#8230;. bir başka oluyor bayramlar. Saklı tuttuğumuz duygularımızın dizginlerini bırakıyoruz ve bazende hüzünle kaybettiklerimizi arıyoruz; &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/15/ne-guzeldir-bayramlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=848&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-850" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/15/ne-guzeldir-bayramlar/nice-bayramlara/"><img class="alignleft size-full wp-image-850" title="nice bayramlara" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/11/nice-bayramlara.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p>İnsan bir başka oluyor Bayramlar gelince. Duygular bir heyecan oluşturuyor; insan özlediklerini bir başka arıyor. Yollara bakıyor kime önce gidem diye. Yollara bakıyor kimler gelecek diye&#8230;. bir başka oluyor bayramlar. Saklı tuttuğumuz duygularımızın dizginlerini bırakıyoruz ve bazende hüzünle kaybettiklerimizi arıyoruz; onların yanımızda olmadığı bizleri üzüyor, gönüllerini alabilmek için neler neler yapmak istiyoruz; ancak bir Kabristan ziyaretinden başka birşey gelmiyor elimizden.</p>
<p>Ben çok iyi bilirim o duyguları. Anne özlemi bir başka oluyor&#8230; hele onu yıllar önce kaybetmiş iseniz; o zaman hasret yükü daha ağır oluyor.</p>
<p>Ümit ediyorum ve Allah&#8217;tan diliyorum, kimseler Annesiz kalmasın; Annelerin değerini sağ iken bilmek en güzel sevgidir, Anneler bir başka olur&#8230;.. evet&#8230; bir başka olur Anneler diyorum !!!</p>
<p>Bu duygularımla bütün okuyucularıma en güzel Bayramları diliyorum !</p>
<p>Kurban bayramınız kutlu olsun&#8230;. bütün bayramlarınız mutlulukla dolu olsun.</p>
<p>Kalın sağlıcakla !</p>
<p>Hepinize saygılar ve sevgiler</p>
<p>Unutmayın : Ümitler bize en son veda edenlerdir&#8230;!</p>
<p>15 Kasım 2010</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/anne/'>Anne</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/hasret/'>Hasret</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/848/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/848/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=848&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/11/15/ne-guzeldir-bayramlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/11/nice-bayramlara.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">nice bayramlara</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İnternet, Resim ve biz&#8230;?</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/10/25/internet-resim-ve-biz/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/10/25/internet-resim-ve-biz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 08:32:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet SUNGUR]]></category>
		<category><![CDATA[Tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=829</guid>
		<description><![CDATA[İnternet hakkında ne kadar bilinçliyiz ?  Mehmet SUNGUR Bizi neler teşvik ediyorda&#8230;(?)  biz Çocuklarımızın plajda, banyoda çekilmiş resimlerini internette yayınlıyoruz ? Eşimizle bikini veya mayolu çekilmiş resimlerimizi yayınlamaktan „gurur“ duyuyoruz. İnternetin çok derin bir hafizaya sahip olduğunu biliyormuyuz ? Bizim &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/10/25/internet-resim-ve-biz/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=829&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color:#008000;"><a rel="attachment wp-att-841" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/10/25/internet-resim-ve-biz/piskopat/"><img class="alignleft size-full wp-image-841" title="piskopat" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/10/piskopat.jpg?w=593" alt=""   /></a></span></h3>
<h3><span style="color:#008000;">İnternet hakkında ne kadar bilinçliyiz ?</span></h3>
<p> <span style="color:#008000;">Mehmet SUNGUR</span></p>
<p>Bizi neler teşvik ediyorda&#8230;(?)  biz Çocuklarımızın plajda, banyoda çekilmiş resimlerini internette yayınlıyoruz ?</p>
<p>Eşimizle bikini veya mayolu çekilmiş resimlerimizi yayınlamaktan „gurur“ duyuyoruz.</p>
<p>İnternetin çok derin bir hafizaya sahip olduğunu biliyormuyuz ?</p>
<p>Bizim unutmak istediklerimizi onun unutmayacağını öğrendik mi ?</p>
<p>Sildiklerimizin bir geçici önlemden başka birşey olmadığı bizi rahatsız etmiyor mu ?</p>
<p>&#8230;. bir çok soruya, bir o kadar cevap bulunabilinir.!</p>
<p>Kabul ediyorum&#8230; yeni olan herşey cazibeli, çekici olabilir.(?)</p>
<p>Hassas bir konu olduğu için; bende bu konuyu sayfamda yazıyorum ve bazı bilgiler vermeye çalışıyorum.</p>
<p>Bugün yine bu konuyu işleme isteğim, bazı sitelerde okuduğum yorumlardan edindiğim intiba ile yeniden canlandı&#8230; diyebilirim.</p>
<p>Bazı yorumcu arkadaşlar diyorlar ki;</p>
<p>&#8230;bu olaylar geçmişte de vardı, ancak iletişim olmadığı için duymuyorduk. Çok doğru söylenen bir tespittir, itirazım yok.</p>
<p>Ancak..!  gelişen teknolojinin  iyi ve kötü taraflarını anlamanın, görmenin bir sorumluluk olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p>Şimdi böyle bir tesbitle ortaya iki kavram çıkmaktadır.</p>
<p>Birincisi;.. hırsızlara fırsat vermemeliyiz, ön önlemleri almalıyız, tıpkı tatile giderken evin kapısını kilitlediğimiz gibi; hırsız girmesin diye. Fırsatlar hırsız üretebilir düşüncesi bizi temkinli olmaya zorlamalıdır.</p>
<p>İkinci kavramı düşünürsek ?.. bu dahada farklı bir ortam sergiliyor.</p>
<p>Biz geçmişte&#8230;&#8221;iletişim olmadığı“ zamanlarda kendi resimlerimizi bahçe duvarının dışına asıyormuyduk ? onlar sadece bize ait değillermiydi ?&#8230; onları sadece ve sadece inandığımız, güvendiğimiz insanlarla paylaşmıyormuyduk ??</p>
<p>Biz geçmişte&#8230;çocuklarımızın resimlerini okulun duvarına, caminin minaresine veya köy kahvesinin panosunamı asıyorduk ?</p>
<p>Ben böyle bir şey hatırlamıyorum, hatırlayan varsa lütfen söylesin..!</p>
<p>Şimdi ne oldu, ne değişti ki biz bu davranışlarımızda bir sakınca görmüyoruz ? Yoksa konuyu  anlamakta zorlukmu çekiyoruz ? Eğer öyleyse basın eğitici sorumluluğunu yapmakta aciz kalıyor demektir.</p>
<p>İnternet henüz yeni oluşan bir teknolojidir, bize faydalı olduğu kadar zararlı olabileceğini de sürekli göz önünde bulundurmalıyız.</p>
<p>Bu yeni teknolojiler uzakları yakınlara getirmekle bizlere yeni olanaklar veriyor. Ancak yakınlarında mesafesi olmalıdır düşüncesi bizi hiçbir zaman bırakmamalıdır.</p>
<p>Böyle piskopotları cezalandırmak en uygun bir adalet olabilir; ancak böyle miskin, terbiyesi olmayan insanlara o firsatı verenler, çocuklarının resimlerini çarşaf çarşaf sitelerde yayınlayanlar onlardan dahamı suçsuz ? Sorumluluklarının ne olduğunu biliyorlarmı ? bir anne veya baba olarak omuzlarında taşıdıkları yükün ağırlığının, sorumluluğunun farkında değillermi ?&#8230;. daha birçok sorular ve kavramlar, saymakla bitmiyecek kadar fazla&#8230;(?)</p>
<p>Kalın Sağlıcakla</p>
<p>Mehmet Sungur</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/mehmet-sungur/'>Mehmet SUNGUR</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/tehlike/'>Tehlike</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/internet/'>İnternet</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/829/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/829/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=829&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/10/25/internet-resim-ve-biz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/10/piskopat.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">piskopat</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ</title>
		<link>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/08/29/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/</link>
		<comments>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/08/29/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 08:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[İnsana saygı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmetsungur.wordpress.com/?p=817</guid>
		<description><![CDATA[           Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Başlangıç         İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğindeki onuru ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,       İnsan haklarını göz ardı ederek hor görmenin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlerle &#8230; <a href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/08/29/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=817&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <a rel="attachment wp-att-821" href="http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/08/29/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/uno/"><img class="alignleft size-full wp-image-821" title="UNO" src="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/08/uno.jpg?w=593" alt=""   /></a></p>
<p>         Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,</p>
<p>Başlangıç</p>
<p>        İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğindeki onuru ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,</p>
<p>      İnsan haklarını göz ardı ederek hor görmenin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlerle sonuçlandığını ve insanlığın söz ve inanç özgürlüğüyle korku ve yokluktan arınma özgürlüğünden yararlanacağı bir dünyanın herkesin en yüksek beklentisi olduğunun ilan edilmiş bulunduğunu,</p>
<p>İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için, insan haklarının hukuk düzeniyle korunmasını gerektiğini,         </p>
<p>       Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Antlaşması&#8217;nda temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu</p>
<p>        Üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle iş birliği içinde, insan haklarının, temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini,</p>
<p>      Bu hak ve özgülükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak,</p>
<p>Genel Kurul</p>
<p>        Toplumun her bireyi ve her organının bu Bildirgeyi sürekli göz önünde bulundurarak eğitim ve öğretim yolu ile bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslar arası geliştirici önlemlerle gerek üye Devlet hakları, gerekse bu Devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin hakları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.</p>
<p>Madde 1- Her insan özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdanla donatılmış olup birbirine karşı kardeşlik anlayışıyla davranır.</p>
<p>Madde 2- Herkes; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş ya da benzeri bir statü gibi herhangi bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirgede öne sürülen tüm hak ve özgürlüklere sahiptir.</p>
<p>Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında ya da kendi kendini yönetmeyen bir ülke olsun , ister başka bir egemenlik sınırlaması bulunsun, bir kimsenin uyruğunda bulunduğu ülke ya da alanın siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanılarak hiçbir ayrım gözetilemez.</p>
<p>Madde 3 -Herkesin yaşama ve kişi özgürlüğü ve güvenliğin hakkı vardır.</p>
<p>Madde 4- Kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; kölelik yada köle ticareti her türüyle yasaktır.</p>
<p>Madde 5- Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da ceza uygulanamaz.</p>
<p>Madde 6- Herkesin, nerede olursa olsun, yasa önünde kişi olarak tanınma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve herkesin ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu Bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcılık kışkırtıcılığına karşı eşit korunma hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.</p>
<p>Madde 10- Herkesin, hak ve hükümlülükleri belirlenirken ve kendisine herhangi bir suç yüklenirken tam bir eşitlikle bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından hakça ve açık yargılanmaya hakkı vardır.</p>
<p>Madde 11-1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerinin tanındığı bir açık yargılanma yoluyla, yasaya göre suçluluğu kanıtlanana değin suçsuz sayılma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 11-2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya kusurdan dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.</p>
<p>Madde 12- Kimsenin özel yaşamı, ailesi konutuna yada haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 13-1-1. Herkesin bir devlet sınırları içinde yer değiştirme ve oturma özgürlüğüne hakkı vardır.</p>
<p>Madde 13-1-2. Herkes, kendi ülkesi de dahil , herhangi bir ülkeden ayrılma ve ülkesine dönme hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 14-1-1. Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 14-1-2. Gerçekten siyasal nitelik taşıyan suçlardan ya da Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz.</p>
<p>Madde 15-1-1. Herkesin bir uyrukluğa hakkı vardır.</p>
<p>Madde 15-1-2. Kimse keyfi olarak uyrukluktan yoksun bırakılamaz. Kimsenin uyrukluğunu değiştirme hakkı yadsınamaz.</p>
<p>Madde 16-1-1.Yetişkin erkeklerle, kadınların, ırk,uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir kısıtlama yapılmaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır. Evlenirken, evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasına ilişkin hakları eşittir.</p>
<p>Madde 16-1-2. Evlilik, ancak istekli eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır.</p>
<p>Madde 16-1-3. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir ve toplum ve devlet tarafından korunur.</p>
<p>Madde 17-1-1. Herkesin, tek başına ya da başkaları ile birlikte, mülkiyet hakkı vardır.</p>
<p>Madde 17-1-2. Kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.</p>
<p>Madde 18 &#8211; Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din ya da inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da toplumca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve gözetim yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir.</p>
<p>Madde 19 &#8211; Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, karışmasız görüş edinme ve hangi yoldan ve hangi yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama,alma ve yayma özgürlüğünü içerir.</p>
<p>Madde 20-1-1. Herkes, barışçı toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 20-1-2. Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz.</p>
<p>Madde 21-1-1. Herkes, doğrudan ya da özgürce seçilmiş temsilciler aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 21-1-2. Herkesin, ülkesindeki kamu hizmetlerine eşit girme hakkı vardır.</p>
<p>Madde 21-1-3. Halkın istemi, yönetim otoritesinin temelidir. Bu istem, genel ve eşit, gizli ve özgür oya dayalı dönemsel ve gerçek seçimlerle belirtilir.</p>
<p>Madde 22- Herkesin, toplum bir üyesi olarak, toplumsal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütle kaynaklarına göre herkes onur ve kişiliğinin özgür gelişmesinin ayrılmaz bir öğesi olarak ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının gerçekleşmesi hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 23-1-1. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 23-1-2.Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.</p>
<p>Madde 23-1-3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gereğinde başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.</p>
<p>Madde 23-1-4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.</p>
<p>Madde 24 &#8211; Herkesin, iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve ücretli dönemsel tatiller dahil, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır.</p>
<p>Madde 25-1-1. Herkesin, kendisi ve ailesinin sağlık ve gönenci için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi denetiminin dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 25-1-2. Analar ve çocukların özel bakım ve yardım hakları vardır. Tüm çocuklar, evlilik içi ya da evlilik dışı doğmuş olmalarına bakılmaksızın aynı toplumsal korumadan yararlanır.</p>
<p>Madde 26-1-1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır.</p>
<p>Madde 26-1-2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarına temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, tüm uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini daha da geliştirmelidir.</p>
<p>Madde 26-1-3. Ana Babalar çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikle hak sahibidir.</p>
<p>Madde 27-1-1. Herkes, topluluğun kültürel yaşamına özgürce katılma, sanattan yararlanma ve bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir.</p>
<p>Madde 27-1-2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, yazın ve sanat ürünlerinden doğan manevi ve maddi çıkarlarının</p>
<p>korunmasına hakkı vardır.</p>
<p>Madde 28 &#8211; Herkesin bu bildirgede ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.</p>
<p>Madde 29 -1-1. Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak veren topluluğa karşı ödevleri vardır.</p>
<p>Madde 29 -1-2. Herkes, hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel gönenç gereklerinin karşılanması amacıyla yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir.</p>
<p>Madde 29 -1-3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.</p>
<p>Madde 30 &#8211; Bu bildirgenin hiç bir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye, burada ileri sürülen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.</p>
<p>Derleyen : Mehmet Sungur</p>
<br />Filed under: <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/genel/'>GENEL</a>, <a href='http://mehmetsungur.wordpress.com/category/insana-saygi/'>İnsana saygı</a>  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/mehmetsungur.wordpress.com/817/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/mehmetsungur.wordpress.com/817/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=mehmetsungur.wordpress.com&amp;blog=12558857&amp;post=817&amp;subd=mehmetsungur&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmetsungur.wordpress.com/2010/08/29/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bced7b3133d75572b95be20ad2de85c3?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">mehmetsungur</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://mehmetsungur.files.wordpress.com/2010/08/uno.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">UNO</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
