Hayata başlarken

 Ebeveyn`lerin Mutluluğu ve Sorumluluğu

 

Hayatta beklenen en güzel haberlerden biri, Anne ve Babanin duydugu; biz bir cocuk bekliyoruz haberidir. Bu mutlu haberin beraberinde getirdiği sorumluluk duyguları bizi biraz olsun düşündürsede(?) sevindiğimiz bu mutlu haber hayatımız boyunca ağırlığını koruyacağı bir gerçektir. Yaratılışın mucizesi olan bu duruma hazırlanmak için önümüzdeki 9 ay olan zaman bize fırsat verecektir, kendimizi bu mucizeye hazırlamak için. Bu mucizenin bize tanıdığı imkan, yaratılış muciseindeki mucizeye ortak olabilmemizdir.

Annelik bekleyen Anneler için gelecek aylar her gün biraz daha zor günler olacaktır. Kendisini iyi hissetmediği günler, hormon değişimleri ve daha bir çok zorlukların beraberinde gelen değişimler… anne olmak sevincini engellemeyecektir.

Bir Anneden tüm gücünü vermesini isteyen o doğum günü, Annelerin en güçlü olması olduğu gündür, tarif edilemeyecek sancılara katlanan Anne, bebeğini kucağına aldığı an mutluluğun tadını tatmanın sevinciyle çektiği izdirapları unutabilmesi, ayri bir mucizedir.

Doğum sonrası sağlığına kavuşan Anneyi uykusuz gecelerin beklediği aylar takıp edecektir. Bu zorlu görevi nasıl başarabileceğinin verdiği düşünceler onu bazen gündüzleride yalnız birakmayacaktır.

Aradan geçen bir kaç aydan sonra, bu zor günler yavaşca arka plana doğru çekilirken(?)… her gün yeni ve farklı mucizeler ortaya çıkmaya başlayacaktır.

 

Büyüyen bebekle gözleşme anları başladığı anlar devreye girerken, gelişmekte olan Çocuğun beyni, etrafında olup bitene ortak olma zamanı gelmiştir. Anne ve Babasını, kardeşlerini tanıyabilmek, seslerini ayırt edebilmek çağı ayrıca hissedilen bir mutluluk zamanıdır.

Bu değişimlerle başlayan bir yaşam, insanın oluşumunda atılan ilk temel taşlardır. Yaşama hazırlanış dediğimiz bu kısa zaman, Çocuğun geleceği için verilen ilk yatırımlardır. Anne ve Babaların çocuklarına verebilecekleri en sağlıklı „azık“ çantasının hazırlandığı zamandır bu dönem.

 

Çocuğun ilk güldüğü an, Anne ve Babalar için unutulmayan hatıralardır. Arkasından oturabilmeye, kalkmaya, sürünmeye başlayan Çocuk, Anne ve Babanın yardımları sayesinde kendisini güvenlik içersinde hissederek hayata daha güvenli „adımlarla“devam edebilmeyi öğrenecektir.

 

Çocuğun ilk oyuncağa uzanmak, kolunu kaldırıp bir şeyler yapmak , yataktan alınmak istediği zaman geldiğinde, sevgi ve şefgat hissedebildiği anlar başlamıştır. Kendisine söyleneni anlamasa dahi, hissettiği sevgi şefgat duyguları onu bulunduğu ortamda güvenli ellerde olduğu kavramının ilk başladığı anlar olmakla; … ben bu ailenin bir üyesiyim bilincini oluşturduğu önemli gelişim anlarıdır.

 

Zamanın akımıyla ilk kelimeleri söylemeye başlayan Çocuk, Anne Babayıda bazen şaşkınlığa düşürecektir. Sesli ortamlarda söylemeye çalıştığı yarım kelimeler tam anlaşılamadığı için, … annemi dedi, yoksa babamı dedi tartışmalrıda Anne ve Babanın mutlu anları olacaktır.

Çocuğun diş çıkarma zamanı geldiğinde, uykusuz gecelerin yeniden başladığı günler devreye girecektir. Çocuk için bu zor ve sancılı günler, Anne ve Babanın sabır ve şefgat vereceği en önemli zaman dilimidir.

Çocuğun 3 – 4 yaşları çağı Anne ve Baba için zor zamanlardır, çünkü Çocuğun deney yapma zamanı gelmiştir, denenmesi ne olursa olsun, bir şeyler yapma zamanıdır artık. Salondaki mobilyalara tırmanmak ilk deneyleri arasında olsada, bu yeterli olmayacaktır. İlginç bulduğu ne varsa denemek isteyecektir, pencereden bakmak, Annenin mutfak biçağını tutabilmek bunların arasındadır. Çocuğun bu çağı, Anne ve Baba için alarm sinyallarının kırmızı olduğu anlardır.

Farkında olmadan geçen zaman Çocuğumuzun yaşamında önemli değişimin başlayacağı günü getirmiştir artık.

Okula başlangıç………………

 

Önce güzel bir okul çantasına ihtiyaç vardır, arkasından güzelim elbiseler ayakkabılar alındıktan sonra evde ilk provalar yapılmaya başlanır… mutlu anlar yaşanır.

Anne ve Baba için yeni görevlerin başladığı zamandır bu zaman. Çocuğun geleceği için atılan bu adımlar en önemli adımlardandır, anne ve Babanın bu hayata hazırlık günlerini küçük görmeleri yapacakları en büyük hatalardır. Çünkü bu andan itibaren yapılan en ufak bir hata Çocuğun geleceğini etkileyebilen unsurlar arasında olacaktır.

 

Bu andan itibaren Çocuğun üstlendiği görev her gün dahada artacaktır. Sadece okul dersleriyle kalmayacak olan bu eğitim çağı, Çocuğun geleceğini damgalayan günler olacaktır. Okul eğitiminin yanında etik eğitiminde öğretilmesi olan bu yaşta; anne ve Baba sormluluğu Öğretmene bırakırsa (?) en büyük hatayı yapmış olurlar. Toplumun sosyal düzenini öğretmek ilk aile terbiyesinin „olmazsa olmazlarındandır“…

Kabul etmeliyizki… Çocuklar anlatılandan daha fazla gördüğüyle öğrenen bir sosyal yaratıktır; bu nedenle ebeveynler örnek yaşantılarıyla buna öncülük yapabilirlerse en güzel eğitimi vermiş olurlar; bunların başında evdeki saygı ve sevgi atmosferi en önemli olanlardandır.

Geriye dönük olarak hatırladığımızda, Anne ve Babamızın aralarında geçen diyalogların hafızamızdan silinmediğini ve bizi öyle veya böyle bir etki altında bıraktığını anlayacağız.

 

Okul döneminde, aile ve okul ilişkileri en önemli olanlar arasındadır. Bu aile okul ilişkilerinde Öğretmen ve aile beraberliği Çocuğun hangi derslerde daha başarılı olduğu, hangilerde yardıma ihtiyacı olabileceğini saptayabilmek ve gerekli olanları yapmak Anne ve Babanın önemli görevlerindendir.

 

Çocuklarımızı kendimiz için değil… kendileri için yaşama hazırlayabilirsek, onlara en büyük desteği vermiş oluruz. Biz olmadan hayatlarını sürdürmek zorunda kalacaklarını, onlarda bir gün ebeveyn olacaklarını, toplumdan dışlanmadan yaşayabilmeleri için gerekli etik kavramların değerlerini öğretebilmek Anne ve Babanın en önemli görevleri olduğunu bilmeliyiz.

Topluma saygı vermeden saygı beklenmez kavramı eğitimin ana faktörlerinden olduğunu öğretebilmişsek… kapımızı kimse çalmaz….

 

Zamanı gelmişken hatırlatmakta fayda vardır. Dünyada bu olanaklardan mahrum kalmış Çocukları düşündünüzmü hiç?

10 yaşında emeğine el konan, okul nedir bilmeyen, üç kuruş için uykuya hasret kalarak çalışan milyonlarca Çocuk bir kaç saat uyku ve bir lokma ekmek için çalıştırılıyorlar. Gırtlağı doymak bilmeyen az kazançla yetinmeyen bazı kesimler… insan haklarınıda tekellerinde tutmaktan utanmıyorlar.

 

Sagılarımla

 

Mehmet Sungur

 

2 Responses to Hayata başlarken

  1. aysegulkarayel diyor ki:

    Duyarlı ve dürüst dostum, çok güzel yazmışsın. Bu kelimelere yapacak yorum dahi bulamıyorum zira duygularıma tercümanlık etmişsin..

    Umarım yüzü kızaran biri çıkar bu yazdıklarından. Gerçi utanacak yüzü olduğunu bile sanmıyorum ama..

    Saygılar.

  2. Mehmet Sungur diyor ki:

    Teşekkür ederim sevgili dostum!

    Çocuklarımız geleceğimizdir diye laf ederiz. Ederiz etmesine ama…onları hayata nasıl hazırlamalıyız diye beynimizi bir an olsun yormak istemeyiz. Doğduklarında Çocuklarda ailede tüm hak ve sorumluluklara sahip olduklarını unuturuz.
    Önce şımartarak severiz, veya severek şımartırız… erginlik çağına geldiğinde istediğimiz oyuncak olmaktan bıkan çocuğumuz kendi düzenini kurmaya çalıştığında; eyvah… baksana bu çocuk laf dinlemiyor diye dert yanarız.
    Ve bu böyle kuşaktan kuşağa “miras” misali devam eder gider.

    Saygılar, sevgiler değerli dostum Ayşegül…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s